Kanunun Yayım Tarihi Nedir?

Söz konusu kanun 09 Haziran 2021 tarihli ve 31506 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Af/Yapılandırma Kapsamına Hangi İdarelerin Alacakları Girmektedir?

Söz konusu kanun kapsamına; Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Belediyeler, İl Özel İdareleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) ve Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdareleri takip edilen alacaklar girmektedir.

Kanun Kapsamında Hangi Tarihten Önceki Dönemlere İlişkin Alacaklar Yapılandırılabilecek?

Borcun yapılandırma kapsamına girebilmesi için, 30 Nisan 2021 (bu tarih dahil) tarihinden önceki dönemlere ilişkin olup 09 Haziran 2021 (yayım tarihi) itibariyle ödenmemiş olması gerekmektedir.

Ayrıca beyana dayalı vergilerde, 30 Nisan 2021 (bu tarih dahil) tarihine kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin alacaklar kapsam dahilindedir.

Örneğin, Mart 2021 ve öncesi dönemlere ait Katma Değer Vergisi Beyannameleri ve Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri Kanun kapsamındadır.

Nisan 2021 dönemine ilişkin Katma Değer Vergisi Beyannameleri ve Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri ise bu beyanların verilme sürelerinin Nisan/2021 sonrasına denk gelmesi nedeniyle Kanun kapsamı dışındadır.

1-15 Nisan dönemine ilişkin ÖTV beyannameleri Kanun kapsamında iken, 16-30 dönemine ilişkin ÖTV beyanları kapsam dışındadır.

Aynı şekilde, 1-15 Nisan 2021 tarihleri arasında noterler tarafından tahsil edilen ve dönemi izleyen 7 nci iş günü mesai saati bitimine kadar ilgili vergi dairesine yatırılması gereken noter harçları kapsama girmekte, buna karşılık 16-30 Nisan 2021 dönemine ilişkin olanlar kapsama girmemektedir.

Vergilendirme Dönemi Aylık Olarak Belirlenen Mükellefiyetler İçin Durum Nasıl Tespit Edilecek?

Mart/2021 vergilendirme dönemi ve önceki dönemler kapsama girmekte, Nisan/2021 vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.

Örneğin, Mart/2021 dönemi katma değer vergisi kapsama girmekte, Nisan/2021 dönemi katma değer vergisinin dönemi Nisan/2021 itibarıyla sonlanmakla birlikte beyanname verme süreleri Mayıs/2021 ayına rastladığından kapsama girmemektedir.

Vergilendirme Dönemi 3 Aylık Olarak Belirlenen Mükellefiyetler İçin Durum Nasıl Tespit Edilecek?

Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Nisan/2021 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, Nisan/2021 ayından sonraya rastlayanlar kapsama girmemektedir.

Örneğin, 1-2-3/2021 dönemi (3 aylık) gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisi kapsama girmekte, 4-5-6/2021 dönemine (3 aylık) ilişkin gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisi kapsama girmemektedir.

Geçici Vergi Beyanları İçin Durum Nasıl Tespit Edilecek?

Ocak, Şubat, Mart/2021 vergilendirme dönemine ait geçici vergiye ilişkin beyanname verme süreleri 30/4/2021 tarihinden sonra olduğu için bu geçici vergiler Kanun kapsamında değildir. Bu dönemlerden önceki geçici vergi beyanları kapsam dahilindedir.

Yıllık Beyanname İle Beyan Edilen Gelir Ve Kurumlar Vergisi Mükellefiyetleri İçin Durum Nasıl Tespit Edilecek?

Vergilendirme dönemi yıllık olan vergilerde, beyanname verme süresi 30/4/2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar olan vergiler Kanun kapsamındadır.

Ancak, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibarıyla ödeme süreleri başlamamış olan 2020 takvim yılına ilişkin gelir vergisi taksitleri için Kanunun 2 nci maddesi hükümlerinden yani kesinleşmiş alacakların yapılandırılması hükümlerinden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Buna göre, bu vergiye ilişkin olarak Şubat, Mart ve Haziran/2021 aylarında ödenmesi gereken taksitler için Kanundan yararlanılması mümkün olduğu hâlde, Temmuz/2021 ayı ve sonrasında ödenecek taksitler için Kanunun 2 nci maddesinden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

Hangi Tarihe Kadar Ödenmemiş Alacaklar Kanun Kapsamı Dahilindedir?

İş bu kanun kapsamında olup yayım tarihine yani 09 Haziran 2021 tarihine kadar ödenmemiş olan alacaklar kapsam dahilindedir.

Kanun Kapsamında Yapılandırılabilecek VUK’a Bağlı Alacaklar Nelerdir?

Yasa kapsamına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren;

  • 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergiler ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,
  • 2021 yılına ilişkin olarak 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,
  • 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları,

Ayrıca Motorlu taşıtlar vergisi, trafik idari para cezası, geçiş ücreti ve idari para cezaları da girmektedir.

Kanun Kapsamında Yapılandırılabilecek İdari Para Cezaları Nelerdir?

Yasa kapsamına, (1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlarca verilen idari para cezaları hariçtüm idari para cezaları girmektedir.

Ancak, 30/4/2021 tarihinden önce verilmekle birlikte 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş idari yaptırım kararlarına konu idari para cezaları Kanunun kapsamına girmemektedir.

VUK Kapsamında Takip Edilen Alacaklar İle İdari Para Cezaları Dışında HMB Tahsil Dairelerince Takip Edilen Diğer Alacaklar Kanun Kapsamında Yapılandırılabilecek Midir?

Evet. Adli Para cezaları hariç olmak üzere, (VUK kapsamı ve idari para cezaları dışında) Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen diğer asli ve fer’i amme alacakları girmektedir.

Bu alacaklar şunlardır:

  • Ecrimisiller,
  • Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) alacakları,
  • Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) alacakları,
  • Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü tarafından verilen öğrenim ve katkı kredisi alacakları,
  • Doğrudan gelir desteği ödemelerinden geri alınması gereken alacaklar,
  • 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki alacaklar,
  • 30/6/1934 tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkümlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanuna göre doğan yiyecek bedelleri,
  • 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı bedelleri,

Bununla birlikte 6183 kapsamında itirazlar sonucu kesilen  Haksız Çıkma Zammı, İstihkak Davasının reddi sonrası kesilen  İtirazın İptali Zammı ve üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczine ilişkin açılan dava nedeniyle kesilen  inkar tazminatı da, asli alacak olarak dikkate alınmak suretiyle Kanun kapsamında yapılandırılacaktır. 

Gümrük Vergisi Kanunu Ve Gümrük Yükümlülüğü Doğan Alacaklar Kapsam Dahilinde Midir?

Evet. 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacakları kapsam dahilindedir.

Sosyal Güvenlik Kurumunca Takip Edilen Ve Yasa Kapsamına Girecek Olan Alacaklar Nelerdir?

2021/Nisan ayı ve öncesi dönemlere ait ve 09 Haziran 2021 (yayım tarihi) itibariyle kesinleşmiş;

  • Sigorta primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı,
  • İşsizlik sigortası primi,
  • Genel Sağlık Sigortası primleri,
  • Sosyal güvenlik destek primi,
  • İsteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigortası primi,
  • İş kazası, meslek hastalığı veya malullük sonucunda doğan rücu alacakları,
  • Yersiz ödenen gelir ve aylıklardan doğan alacaklar,
  • Bağ-Kur sigortalılarının daha önce durdurulan hizmet sürelerinin ihyası halinde doğan alacaklar,
  • 6183/48. madde kapsamında taksitlendirilen alacaklar,
  • Kanunun yayımı tarihinden önce asılları ödenmiş alacakların; henüz ödenmemiş fer’ileri,
  • 30.04.2021’den önce (bu tarih dahil) işlenen fiillere ilişkin idari para cezaları,
  • 30/4/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi,
  • Ve netice de bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

Kapsam dahilindedir.

İlgili Kanunlarca Takip Edilen Damga Vergisi, Özel İşlem Vergisi Ve Eğitime Katkı Payı Ve MTV Borçları Yasa Kapsamına Dahil Midir?

Evet. İlgili kanunları gereğince takip edilen 2021 yılı Nisan ayı ve önceki aylara ilişkin olup yayım tarihi (09.06.2021) itibariyle ödenmemiş olan damga vergisi, özel işlem vergisi, eğitime katkı payı ve MTV (Temmuz/2021 Hariç) ile bunlara bağlı gecikme zammı alacakları kapsam dahilindedir.

İl Özel İdarelerince Takip Edilen Alacaklar Yasa Kapsamına Dahil Midir?

Evet. İl özel idarelerinin 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer’i amme alacakları yasa kapsamına dahildir.

Belediyelerce Takip Edilen Alacaklar Yasa Kapsamına Dahil Midir Ve Dahil İse Bu Alacaklar Nelerdir?

Evet, Belediyelerce takip edilen alacaklar yasa kapsamına dahildir. Belediyeleri;

  • 213 sayılı Kanun kapsamına giren ve 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,
  • 2021 yılına ilişkin olarak 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,
  • Yukardakiler dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer’i amme alacakları,
  • 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 97 ve mükerrer 97 nci maddelerine göre tahsili gereken ve vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) itibarıyla ödenmemiş bulunan ücret ve pay alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları,
  • 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) itibarıyla ödenmemiş bulunan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
  • 2872 sayılı Çevre Kanununun 11 inci maddesine göre vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) itibarıyla ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
  • 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde hâlde 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,

Belediyelerce 2021 Yılına İlişkin Takip Edilen Emlak Vergileri Ve Çevre Temizlik Vergileri Yasa Kapsamına Dahil Midir?

Hayır. 2021 yılına ilişkin tahakkuk eden emlak vergisi ile iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisi kapsam dışıdır.

Yatırım İzleme Ve Koordinasyon Başkanlıklarının (YİKOB) Alacakları Yasa Kapsamına Dahil Midir?

Evet. Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının (YİKOB) vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) itibarıyla ödenmemiş bulunan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer’i amme alacakları kapsam dahilindedir.

Yasa Kapsamında İşletme Kayıtları Düzeltilebilecek Midir?

Evet. Söz konusu yasa hükümlerince işletmede fiilen var olup, kaydi olarak görünmeyen veya kaydi olarak görünüp fiilen bulunmayan varlıklar hakkında düzeltme yapılabilecektir.

Kayıtlar Üzerinde Düzeltilme İmkanı Bulunan Varlıklar Nelerdir?

Kanun kapsamında işletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan ya da kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların düzeltmesi yapılabilecektir.

KESİNLEŞMİŞ ALACAKLARIN YAPILANDIRILMASI

7326 Sayılı kanunun 2. maddesinde, idarece takibi yapılan, dava aşaması tamamlanarak veya dava yoluna gidilmeyerek kesinleşen kamu alacaklarına ilişkin yapılandırma şartları, süreleri, ihlal şartları bulunmaktadır.

Madde kapsamına tür ve dönem açısından Kanun kapsamına alınmış olan tüm alacaklar girmektedir.

Kesinleşmiş alacakların yapılandırılarak ödenebilmesi için bu alacakların 08 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olması gerekmektedir.

Bu madde hükümlerine göre kesinleşmiş alacaklara ilişkin soru ve cevaplar aşağıdaki gibidir;

Kesinleşmiş Alacak Nedir?

Kesinleşmiş alacak, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) itibarıyla beyana dayanan vergilerde beyanname verilerek tahakkuk etmiş, ikmalen, ikmalen veya idarece yapılan tarhiyatlarda uzlaşılmış, dava açma süresi birmesine rağmen dava açılmamış, dava açılmış ancak tüm kanun yolları tüketilmiş yani herhangi bir mercie itiraz, şikayet, dava açma imkanı kalmamış olan ve ilgili idarelerce tahsil aşamasına geçilen alacaklardır.

Bu Madde Kapsamında Yapılandırılacak Alacaklar Nelerdir?

Bu madde kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere, büyükşehir belediyelerine, YİKOB’lara, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine bağlı tahsil daireleri ile Sosyal Güvenlik Kurumunca takip edilen ve bir önceki başlıkta ele alınan alacaklar yapılandırılabilecektir.

Kapsam Dahilinde Olan Alacağın Hangi Tarihe Kadar Ödenmemiş Veya Ödeme Süresi Geçmemiş Olması Gerekmektedir?

Kanun kapsamında yapılandırılabilecek olan alacağın 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olması gerekmektedir.

SMMM Veya YMM’ler Müteselsil Sorumlu Olunan Alacaklar İçin Başvurabilirler Mi?

Evet. Mükellefle birlikte borcun ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunanların da bu madde hükmünden yararlanmaları mümkündür. Ayrıca madde hükümlerinden farklı taksit seçenekleri seçilmek suretiyle yararlanılması mümkün bulunmaktadır.

Adi Ve Kollektif Şirketlerde Ortak Olanlar Şirket Borcu İçin Başvurabilirler Mi?

Evet. Adi ve kollektif şirketlerde ortak olanlar şirketin borçlarının tamamı üzerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından, bu ortaklar da sorumlu oldukları bu borçlar için madde hükmünden yararlanabileceklerdir.

Ayrıca mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları tutar dikkate alınarak yararlanabileceklerdir.

Bununla birlikte, iflas hâlindeki tüzel kişiliklerin ortaklarının ve kanuni temsilcilerinin 213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun uyarınca sorumlu oldukları borçlar için madde hükümlerinden yararlanabilmeleri mümkün bulunmaktadır.

İflası Açılan Şirketlerde Başvuruyu Kim Yapar?

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre iflasın açılmasına karar verilen gerçek ve tüzel kişilerin Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için iflas işlemlerini yürüten iflas idaresinin ilgili vergi dairesine yazılı olarak müracaat etmesi zorunludur.

Bu alacakların başvuru süresinden sonra iflas masasına kaydedilmiş olması hâlinde, alacaklar Kanunun kapsadığı dönemlere ait olsa dahi 7326 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılamayacaktır.

Kapsam Dahilindeki Vergi Asıllarının Ne Kadarının Ödenmesi Gerekmektedir?

Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen vergi asıllarının TAMAMININ (0’ü) ödenmesi gerekmektedir.

Aslı Dışında Borçlular Tarafından Ödenmesi Gereken Diğer Yükümlülükler Nelerdir?

Borçlular tarafından vergi aslının 0’ü dışında ödenmesi gereken diğer yükümlülük;  vergi aslına bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarında TAMAMININ (0’ü) ödenmesi gerekmektedir.

Madde Hükmüne Göre Yapılandırılacak Alacak Tutarı Toplamı Nedir?

Madde hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı, Yİ-ÜFE tutarı + vergi aslı toplamından oluşur.

Yapılandırmada Esas Alınacak Yİ-ÜFE Aylık Değişim Oranı Nedir ve Yi-ÜFE Nasıl HEsaplanır?

Yİ-ÜFE tutarı, 31/10/2016 tarihine kadar (bu tarih dâhil) TÜİK’in her ay için belirlediği aylık değişim oranları, 1/11/2016 tarihinden itibaren Kanunun yayımlandığı Haziran 2021 ayı dâhil geçen süreye her ay için aylık %0,35 oranı esas alınmak suretiyle hesaplanacaktır.

Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında, 213 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme faizi ve 6183 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme zammının hesaplama yöntemi ve hesaplama süreleri değiştirilmeyecek, sadece aylık gecikme faizi/gecikme zammı oranı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılacaktır.

Yİ-ÜFE tutarı, gecikme faizi veya gecikme zammı dışında Kanun kapsamına giren diğer fer’i alacaklar yerine de hesaplanabilmektedir. Bu durumda da ilgili fer’i alacağın hesaplama yöntemi kullanılarak ödenecek Yİ-ÜFE tutarı bulunacaktır.

Yİ-ÜFE’ye Göre Hesaplanacak Tutarın Tamamının Ödenmesi Durumunda Borçlunun Avantajı Nedir?

Yİ-ÜFE’ye göre hesaplanan tutarın ödenmesi halinde, vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları TAMAMEN SİLİNİR.

Ayrıca Yİ-ÜFE aylık değişim oranı, Gecikme Zammı (ve buna bağlı olarak Gecikme Faizi) ile Tecil Faizi oranlarına göre oldukça düşük olduğu için borçlulara ciddi bir faiz avantajı sağlanıyor.

Ödenmemiş Alacağın Sadece Fer’i Alacaklardan İbaret Olması Halinde Ödeme Şartları Ve Silinen Alacaklar Nelerdir?

Ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın TAMAMININ (0’ü) ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının TAMAMI (0’ü) silinir.

Vergi Aslının ve Yİ-ÜFE Tutarının Tamamının Ödenmesi Halinde Vergi Aslına Bağlı Cezalar Ne Olacak?

Vergi aslının ve Yİ-ÜFE tutarının tamamının ödenmesi halinde, asla bağlı olarak kesilen vergi cezalarının TAMAMI (0’ü) SİLİNİR.

İhtirazi Kayıtla Verilen Beyannameler Üzerinden Tahakkuk Eden Vergi Asılları İçinde Yukardaki Hükümler Uygulanır Mı?

Evet. İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş ve kesinleşmiş olan vergiler hakkında da yukarıdaki hüküm uygulanır.

Vergi Aslına Bağlı Olmayan Vergi Cezaları Hakkında Nasıl İşlem Tesis Edilecek?

Mükelleflerce, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan vergi aslına bağlı olmaksızın kesilen vergi cezalarının %50’sinin ve Yİ-ÜFE’ye göre hesaplanan tutarının TAMAMININ (0) ödenmesi halinde, cezalardan kalan kısım (%50) ve gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının TAMAMI (0’ü) silinir.

Vergi Aslına Bağlı Olmaksızın İştirak Nedeniyle Kesilen Vergi Cezaları Hakkında Nasıl İşlem Tesis Edilecek?

Aynı şekilde, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan vergi aslına bağlı olmaksızın İŞTİRAK nedeniyle kesilen vergi cezalarının %50’sinin ve Yİ-ÜFE’ye göre hesaplanan tutarının TAMAMININ (0) ödenmesi halinde, cezalardan kalan kısım (%50) ve gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının TAMAMI (0’ü) silinir.

İdari Para Cezaları ve Tahsil Dairelerince Takip Edilen Diğer Alacaklara İlişkin Nasıl İşlem Tesis Edilecek?

Mükelleflerce, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan idari para cezaları ve Tahsil Dairelerince Takip Edilen Diğer Alacaklarının TAMAMININ (0) ve Yİ-ÜFE’ye göre hesaplanan tutarının TAMAMININ (0) ödenmesi halinde, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının TAMAMI (0’ü) silinir.

Belediye Gelirleri Kanununa Göre Tahsili Gereken Ücret ve Paylar İle Su, Atık Su ve Katı Atık Ücreti Alacakları, Çevre Kanunu Kapsamında Tahsili Gereken Katı Atık Ücreti ile YİKOB’lar Hakkında Nasıl İşlem Tesis Edilecek?

Borçlularca, vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olmasına rağmen ilgili kanun hükmüne göre 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) itibarıyla ödenmemiş olan ücret ve paylar ile su, atık su ve katı atık ücretleri ile YİKOP’ların alacak asıllarının ve Yİ-ÜFE’ye göre hesaplanan tutarının TAMAMININ (0) ödenmesi halinde, bu alacaklara bağlı cezaların ve fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.

Kesinleşmiş Olan Borç İçin Ne Zamana Kadar ve Nereye Başvurmalıdır?

Kanunun hükümlerine istinaden, kesinleşmiş alacak kapsamındaki borçların yapılandırılması maksadıyla mükellefler ve kendilerine ceza kesilenler; Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine olan borçları için başvurularını Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi (www.gib.gov.tr) ya da e-devlet (www.turkiye.gov.tr) üzerinden yapabilecekleri gibi bağlı bulundukları vergi dairesine doğrudan veya posta yoluyla ya da diğer vergi daireleri aracılığıyla da yapabileceklerdir.

Bağlı olunan vergi dairesi dışındaki vergi dairelerine başvuruda bulunulması halinde, ödeme planları borçluların bağlı oldukları vergi daireleri tarafından tanzim edilecek ve borçlulara ödeme planları müracaat edecekleri herhangi bir vergi dairesinde imza karşılığında elden, gerekli şartların bulunması koşuluyla (www.gib.gov.tr) internet adresi üzerinden doğrudan verilebilecektir.

Borçluların birden fazla vergi dairesine olan borçları için Kanundan yararlanma talebinde bulunmaları hâlinde, HER BİR VERGİ DAİRESİ İÇİN AYRI AYRI BAŞVURMALARI GEREKMEKTEdir.

Mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları tutarlar dikkate alınarak ilgili vergi dairesine yazılı başvuru yapmak suretiyle 7326 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Dolayısıyla bu kişilerin Gelir İdaresi Başkanlığının İNTERNET ADRESİ VE E-DEVLET ÜZERİNDEN BAŞVURMALARI MÜMKÜN BULUNMAMAKTADIR.

Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri (gümrük müdürlükleri) adına niyabeten takip edilen alacaklar için vergi dairelerine başvurulması mümkün bulunmayıp, bu yöndeki taleplerin ilgili idareye yapılması gerekmektedir.

Tüzel kişiler ya da tüzel kişiliği haiz olmayan teşekküllerde başvuruyu kim yapar?

Tüzel kişiler ya da tüzel kişiliği haiz olmayan teşekküller için madde hükümlerinden yararlanma başvuruları bunların kanuni temsilcileri tarafından yapılacaktır.

Ödemeye Hangi Tarih İtibariyle Başlanacak?

Borçlularca, bu madde kapsamında yapılan af başvurusuna ilişkin ilk taksit veya peşin yapılacak ödemeler;

  • Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB’lara bağlı tahsil dairelerine 31 Eylül 2021 tarihinde (bu tarih dahil),
  • Sosyal Güvenlik Kurumlarına 31 Ekim 2021 tarihinde (bu tarih dahil),

Başlayacaktır.

Başvuru ve taksit ödeme sürelerinin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonuna kadar uzayacaktır.

Taksitle Ödeme İmkanı Var mı?

Borçlular yasa kapsamında yapılandırdıkları kesinleşmiş alacakları, istemeleri halinde peşin istemeleri halinde ise taksitle ödeme imkanları bulunmaktadır.

Borçlar Azami Kaç Taksitle Ödenebilir?

Borçlularca istenmesi halinde, ilk taksit ödeme tarihlerinden itibaren (Vergi-31.09.2021, SGK-31.10.2021) ikişer aylık dönemler halinde 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödeme yapılabilecektir.

Tercih Edilen Taksit Süresinden Daha Uzun Sürede Ödeme Yapılabilir Mi?

Hayır. Borçlular tercih ettikleri taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapamayacaktır.

Taksit Sayısına İlişkin Bir Tercihte Bulunulmaması Hâlinde Nasıl İşlem Yapılır?

Başvuru sırasında borçlular; 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödeme seçeneklerinden biri tercih edilecektir. Borçlu tarafından taksit sayısına ilişkin bir tercihte bulunulmaması hâlindeidarece Kanunda öngörülen en uzun taksit sayısı olan 18 taksite ilişkin ödeme planı verilecektir.

Taksitle Ödeme Seçeneğinin Seçilmesi Halinde Ek Külfet Ne Olacak?

Taksitle ödemede, seçilen taksit sayısına bağlı olarak bir taksit farkı da (Katsayı) ilave edilecek.  Taksit tutarlarının hesaplamasına dair formül aşağıdaki gibi olacak:

Taksit Tutarı = [(Ödenecek vergi aslı + Yİ ÜFE Faizi) x Katsayı] / Taksit Sayısı

Örneğin; Alacak aslı ve Yİ-ÜFE toplamı 330.000,00-TL olan ve kesinleşen alacak için 12 taksitli ödeme seçeneğinin seçilmesi halinde, bu tutara 1,18 katsayı uygulanacak olup (330.000,00 * 1,18 = 389.400,00-TL) bulunan tutar da 12 sayısına bölünmek suretiyle ( 389.400,00 / 12 = 32.450,00-TL) herbir ödenecek taksit tutarı hesaplanacaktır.

Taksit Sayısına Göre Katsayı Oranları Nelerdir?

Borçlularca, yapılandırdıkları alacakların taksitler halinde ödenmek istenmesi halinde aşağıda belirtilen kat sayılar uygulanacaktır:

Tablo-6: Taksit Sayısına Göre Uygulanacak Katsayılar
Taksit SayısıTaksit Katsayısı
6 Taksit1,09
9 Taksit1,135
12 Taksit1,18
18 Taksit1,27

Seçilen Taksit Süresinden Daha Kısa Sürede Ödeme Yapma İmkânı Var Mı Avantajı Nedir?

Var. Borçlulara seçtikleri taksit süresinden daha kısa sürede ödeme yapma imkânı verilmekte ve daha kısa sürede yapılan ödemelerde de hesaplanan katsayının düzeltilmesi öngörülmektedir.

Örneğin; borçlu tarafından Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarının 18 eşit taksitte ödenmesi yönünde tercih kullanıldığı hâlde borcun 6 eşit taksit için öngörülen sürede tamamen ödenmesi hâlinde, (1,27) katsayısı esas alınarak hesaplanan tutar, 6 eşit taksit için öngörülen (1,09) katsayısına göre düzeltilecektir.

Hesaplanan Tutarların Peşin Ödenmek İstenmesi Halinde Borçlunun Avantajı Ne Olacak?

Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde (Vergi-31.09.2021, SGK-31.10.2021) peşin olarak ödenmesi hâlinde;

  • Yİ-ÜFE’ye göre hesaplanacak tutarların % 90’ı silinir.
  • İdari Para Cezalarının İlave %25’i SİLİNİR
  • Taksit sayısına bağlı olarak artırılacak Kat Sayı Uygulanmaz.

Söz konusu ödemenin defaten yapılması zorunlu olmayıp, ilk taksit ödeme süresi içinde farklı zamanlarda borcun tamamının ödenmesi hâlinde de indirimden yararlanılacaktır.

Ayrıca, taksitle ödeme seçeneği tercih edilmesine rağmen ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak tamamının ödenmesi durumunda da bu hükümlerden yararlanılabilecektir. Ayrıca daha önce de belirtildiği üzere hesaplanan katsayının düzeltilecektir.

Peşin Ödemenin Seçilmiş Olmasına Rağmen 30 Eylül 2021’e Kadar Ödenmemesi Halinde Ne Olur?

Peşin ödeme seçeneği tercih edilmek suretiyle yapılandırılan alacakların tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde yani 30 Eylül 2021 sonuna kadar  ödenmemesi hâlinde, Eylül/2021’i izleyen ayın sonuna kadar (31 Ekim 2021) geç ödeme zammıyla birlikte ödeme yapılarak Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.

Bu durumda, geç ödeme zammıyla birlikte yapılan ödeme, ilk iki taksit ödeme süresi içinde yapılmış olduğundan, bu ödemelere bir sonraki başlıkta ele alınan oranlarda (%50 ve ,5) indirim uygulanacaktır.

31 Ekim tarihine kadar da ödenmez ise, yapılandırma ihlal edilmiş olur ve alacaklar başvuru öncesi tutarlarına döndürülür.

Hesaplanan Tutarların İlk İki Taksit Süresi İçinde Ödenmek İstenmesi Halinde Borçlunun Avantajı Ne Olacak?

Hesaplanan tutarların tamamının ilk iki taksit ödeme süresi içerisinde ödenmesi hâlinde;

  • Yİ-ÜFE’ye göre hesaplanacak tutarların % 50’si SİLİNİR.
  • İdari Para Cezalarının İlave ,5’i SİLİNİR
  • Taksit sayısına bağlı olarak artırılacak Kat Sayı Uygulanmaz.

Kredi Kartı İle Ödeme İmkanı Var Mı?

Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine ödenecek alacakların tahsilatı amacıyla ödemeye aracılık yapacak bankalarla gerekli anlaşma sağlanmış olup, kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılacak ödemeler Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesi (www.gib.gov.tr) üzerinden yapılabilecektir.

Af Kapsamında Yapmış Olunan Başvuru Nasıl İHLAL Olmaz?

Yasa kapsamında yapılan başvuru neticesinde;

  1. ŞART: ilk iki taksitin süresinde ve tam ödenmesi,
  2. ŞART: Bir takvim yılı içinde 2 veya daha az taksit eksik/hiç ödenmemesi ve ödenmeyen taksit tutarının SON TAKSİTİ izleyen ayın sonuna kadar Geç Ödeme Zammı ile ödenmesi,

Halinde yapılandırma başvurusu ihlal olmaz.

Af Kapsamında Yapmış Olunan Başvuru Nasıl İHLAL Olur?

Yasa kapsamında yapılan başvuru;

1-     İlk iki (2) taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da

2-     İlk iki taksitin süresinde ödenip, bir takvim yılında 2 veya az süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin SON TAKSİTİ izleyen Ayın Sonuna Kadar G.Zammı ile ödenmemesi veya

3-     İlk iki taksitin süresinde ödenip devamında, bir takvim yılında 2’den fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

Halinde ihlal olur.

Vergi Dairesi Nezdinde İade Alacağının Yapılandırılan Borca Mahsubu Mümkün Mü?

Evet mümkün. Şöyle ki, iade alacağından kendi borçlarına mahsuben ödemek isteyen mükelleflerin, bu taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz etmeleri şarttır.

Belgelere ek olarak mahsuben iadenin gerçekleştirilebilmesi için teminat, yeminli mali müşavir raporu veya vergi inceleme raporu da aranan durumlarda, bunların da aynı süre içinde vergi dairesine intikal etmiş olması gerekmektedir.

Bu takdirde, ilgili mevzuatın mükellefin mahsup talebine esas aldığı tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri yapılır; mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen tutar için borçluya bildirimde bulunularak eksik ödenen bu tutarın bir ay içerisinde ödenmesi istenir.

09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden önce mahsuben iade talebi bulunan mükellefler, diledikleri takdirde mahsup talep ettikleri borçları için Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir. Bu takdirde, mahsuben iade talebinden vazgeçtiklerini bağlı bulundukları vergi dairesine bildirmelidirler.

Mükellefin kendi borcu dışında, ilgili mevzuat uyarınca üçüncü şahısların borçlarına mahsup talebi olması hâlinde ise mahsup talebinden vazgeçebilmesi için borcuna mahsup istenen üçüncü şahsın da bu konuya yönelik irade beyanı aranılacaktır.

Kanun kapsamında yapılandırılmasından sonra, mahsuben iade tutarının hesaplanan taksit tutarları toplamını aşan kısmı (SGK Prim borçlarına mahsup sonrası) nakden iade edilebilecektir.

Pişmanlık İle Verilen Beyannameye İlişkin Ödeme Şartlarının İhlal Edilmesi veya Ödeme Süresinin Geçmemiş Olması Halinde Ortaya Çıkan Alacaklar İçin Bu Maddeden Faydalanılabilir Mi?

Evet mümkün. VUK 371. Maddesi kapsamında pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibarıyla 371 inci maddede öngörülen 15 günlük ödeme süresinde ödenmemiş olan vergiler için pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş olacak ve vergi asılları ve bunlara hesaplanan gecikme faizi/gecikme zammı Kanunun 2 nci maddesi kesinleşmiş alacaklar kapsamında yapılandırılacaktır.

Ayrıca 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibarıyla (bu tarih hariç) pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve henüz 15 günlük ödeme süresi geçmemiş olan alacaklar için Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir. Bu takdirde, pişmanlık zammı yerine Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Uzlaşma Hükümlerinden Faydalanılarak Uzlaşılan Alacakların Ödeme Süresi Geçmemiş Olanlar Bu Maddeden Faydalanılabilir Mi?

Evet. 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) 213 sayılı Kanunun gerek uzlaşma (T.S.) gerekse tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden yararlanılarak uzlaşma sağlanmış ancak ödeme süresi henüz geçmemiş borcu olan mükellefler, uzlaşma sonucu tahakkuk eden vergi ve ceza tutarları ile hesaplanan gecikme faizleri dikkate alınarak Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

VUK 376 İndirim Hükümlerinden Faydalanıp Ödeme Süresi Geçmemiş Olanlar Bu Maddeden Faydalanılabilir Mi?

Evet. 213 sayılı Kanun uyarınca kesilmiş olan vergi cezaları için anılan Kanunun 376 ncı maddesi hükmü uyarınca indirim talebinde bulunulan ancak, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibarıyla (bu tarih hariç) dava açma süresi geçmiş, henüz ödeme süresi geçmemiş bulunan alacaklar için İNDİRİMLİ CEZA TUTARLARI DİKKATE ALINARAK Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.

Örneğin asla bağlı olmayan 9.000,00 TL özel usulsüzlük için indirimden faydalanarak 4.500,00 TL özel usulsüzlük cezası tahakkuk ettirilmiş olsun, bu cezanın ödeme tarihinin 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibariyle geçmemiş olması halinde,hesaplanan 4.500,00 TL özel usulsüzlük cezası, 7326 sayılı Kanun hükümlerine göre %50 oranında indirilerek tahsil edilecektir. Söz konusu cezanın %50’sine isabet eden (4.500,00 x %50=)2.250,00 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, özel usulsüzlük cezasından kalan 2.250,00 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.

Yargı Kararıyla Kesinleşmiş Ancak Borçluya Henüz Tebliğ Edilmemiş (Ödeme Süresi Belirlenmemiş) Alacaklar Bu Maddeden Faydalanılabilir Mi?

Evet. Kanunun kapsadığı dönemlerle ilgili olup, tarhiyata ilişkin mahkemelerce verilerek taraflardan birine tebliğ edilen ve 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı)  tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) kesinleşen yargı kararına istinaden vergi dairelerince mükellefe ödemeye yönelik tebligatın (Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi) yapılmaması nedeniyle borcun vadesinin belirlenmediği alacaklar için mükelleflerce bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da bu madde kapsamında yapılandırılır.

Borçlunun başvuru dilekçesinde bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtmesi şartıyla, bu alacaklar için ayrıca vergi dairesince mükellefe Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi tebliğ edilmeyecek ve alacakların vade tarihi 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi kabul edilecektir.

Daha sonra yapılandırmanın ihlal edilmesi hâlinde söz konusu alacaklar için Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi tebliğ edilmeksizin ve 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi vade tarihi kabul edilmek suretiyle takip ve tahsil işlemlerine devam edilecektir.

Diğer taraftan, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden önce kısmi ödeme yapılmış olması hâlinde (gecikme faizi hesaplanmaması için) ÖDENMEMİŞ KISIM İÇİN bu madde hükümlerinden yararlanılabilecektir. Ancak, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden önce tamamının ödenmiş olması hâlinde bu madde hükümlerinden yararlanılamayacağı tabiidir.

VUK 379. Maddesinden (Kanun Yolundan Vazgeçme) yararlanarak Kanunun yayımı tarihi itibarıyla davadan tamamen feragat edilerek anılan maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezaları için Bu Maddeden Faydalanılabilir Mi?

Evet. VUK’un 379. maddesi hükmünden yararlanmak üzere 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) davadan tamamen feragat edilerek anılan maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarından, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar için 7326 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükümlerinden yani kesinleşmiş alacaklar kapsamında yapılandırmadan yararlanılabilecektir.

Bu Madde Hükümlerinden Faydalanan Borçlularca Ayrıca VUK 379/2 Fırkası Kapsamında İlave İndirim Yapılır Mi?

Hayır. Söz konusu madde hükümlerinde yer verilen “Bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının %80’inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu sürede tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ve ceza tutarından %20 oranında indirim yapılır.” hükmünden bu kanun kapsamında ayrıca yararlanılamayacaktır.

Dolayısıyla, VUK’un 379 uncu maddesine göre tahakkuk eden ve tahakkuk tarihinden itibaren bir aylık ödeme süresi 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) itibarıyla geçmemiş olan alacakların bu Kanuna göre yapılandırılarak ödenmesi hâlinde, ayrıca 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen %20 oranında indirimlerden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

Bu Madde Hükümlerinden Faydalanan Borçlularca Ayrıca Yargı Yoluna Başvurulabilir Mi?

Hayır. Bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.

Davadan vazgeçme ıslak imzalı dilekçeleri, başvuru tarihine yani 31 Ağustos 2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairesine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir.

Borçlularca, Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez.

Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz.

Daha Önce Açılan Davalardan Vazgeçilmesi Halinde Yargılama Ücretlerinin Durumu Ne Olacak?

Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz.

Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.

Kanun Hükmüne Göre Başvurulan Alacaklar İçin İdarece Dava Açılabilir Mi?

Hayır. Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunulan borçlara karşı idarelerce dava açılamaz ve hiçbir mercie başvurulamaz.

İhtirazi Kayıtla Beyan Edilen Vergiler İçin Nasıl İşlem Yapılacak?

09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibarıyla ihtirazi kayıtla beyan edilmiş ancak ödenmemiş vergiler dava konusu yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın Kanunun 2 nci maddesi kapsamında kesinleşmiş alacaklar kapsamında yapılandırılacaktır. Bu takdirde, ihtilafa ilişkin yargı mercilerince verilmiş kararlar dikkate alınmadan mükelleflerin BEYANI ÜZERİNE TAHAKKUK EDEN TUTAR ESAS ALINARAK Kanun hükmünden yararlanılacaktır.

Ayrıca, alacağa ilişkin açılmış olan davalardan vazgeçilmesi gerekmektedir. Başvuru esnasında ayrıca davadan vaz geçildiğine dair dilekçeninde ibraz edilmesi gerekmektedir.

Ödeme Emrine Karşı Açılan Davalar İçin Bu Madde Hükümlerinden Faydalanılabilir Mi?

09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibariyle amme ALACAĞININ TARHİYATINA İLİŞKİN KARAR bulunmaması halinde ödeme emrine karşı açılan davalara konu alacaklar bu madde kapsamında kapsamında yani KESİNLEŞMİŞ ALACAKLAR kapsamında değerlendirilecektir.

Ancak 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden önce dava konusu ödeme emri ile istenilen amme ALACAĞININ TARHİYATINA İLİŞKİN KARAR VERİLMİŞ OLMASI ve ihtilafın 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibarıyla devam ediyor olması hâlinde 3. Madde yani KESİNLEŞMEMİŞ VE DAVA AŞAMASINDA OLAN alacaklar kapsamında faydalanılabilir.

Motorlu Taşıtlara İlişkin Fenni Muayene İşlemlerinin Yapılabilmesi İçin Aranan Şartlar Nelerdir?

Motorlu taşıtlar vergisi, trafik idari para cezası, geçiş ücreti ve idari para cezası, ile 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihine kadar Yİ-ÜFE göre hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için, bu tutar ile katsayı tutarının her bir yapılandırma dosyası için ayrı ayrı en az ’unun ödenmiş olması koşuluyla, taksit ödeme süresi sonuna kadar fenni muayene yapılmasına ve uçuşa elverişli belgesi verilmesine imkân sağlanmaktadır.

Ancak, taşıtın satış ve devri hâlinde yapılandırılan bu borçların tamamının ödenmesi şartı aranacaktır.

49. 7256 Sayılı Af Yasasından Faydalanıp Ödemesi Devam Edenler Bu Maddeden Faydalanılabilir Mi?

Evet faydalanabilirler. Şöyle ki, 7256 saylı kanuna göre yapılandırılan ve 9 Haziran 2021 tarihi (kanunun yayım tarihi) itibariyle ödemesi devam eden alacaklar için, kalan taksit tutarlarına konu borçlar bu kanun hükümlerinden faydalanılabilecektir. Bu takdirde, kalan taksit tutarlarına konu borçlar vadesinde ödenmemiş kabul edilecek ve borçlular ödedikleri tutarlar kadar 7256 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanacaklardır.

Borçlular, 7256 sayılı Kanun kapsamında oluşturulan yapılandırma dosyalarına konu borçları için ayrı ayrı 7326 sayılı Kanundan yararlanma başvurusunda bulunabilecekleri gibi 7256 sayılı Kanuna göre yapılandırılan tüm borçları için de başvuruda bulunabileceklerdir.

7256 Sayılı Kanun Kapsamında Ödenen Tutarlar Ne Olacak İade Olur Mu?

7256 sayılı Kanuna  göre ödenen taksit tutarları için 7256 sayılı kanun hükümleri geçerli sayılacaktır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına anılan Kanuna göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı hesaplanmış ve tahsil edilmiş olduğundan, ödenmiş kısım ile ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır.

Kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiş alacak kabul edilerek 7326 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılacak ve 7256’ya göre ödenmemiş taksitlere ilişkin olarak anılan Kanun kapsamında hesaplanmış olan katsayı tutarlarının tahsilinden vazgeçilecektir.

7256 sayılı Kanun kapsamında 7326 sayılı Kanunun yayımı tarihinden (09 Haziran 2021) önce taksit tutarları ile birlikte ödenen katsayı tutarları ise red ve iade edilmeyecektir.

6736, 7020 ve 7143 Sayılı Af Yasalarından Faydalanıp Ödemesi Devam Edenler Bu Maddeden Faydalanılabilir Mi?

Hayır faydalanamazlar. İlgili kanunlara göre yapılandırılan ve 9 Haziran 2021 tarihi (kanunun yayım tarihi) itibariyle ödemesi devam eden alacaklar için, bu kanun hükümlerinden faydalanılamayacaktır.

Önceki Yapılandırmaları İhlal Edenler Yeni Yapılandırma Yasasından Faydalanabilecekler Mi?

Sadece 7256 sayılı Kanun kapsamında borç yapılandırması yapıp da, ilk iki taksiti ödememe nedeniyle yapılandırmayı ihlal edenler, bu yeni yapılandırmadan yararlanabilecek.

Ancak diğer yapılandırma yasaları kapsamında şartları ihlal edenler bu yasa hükümlerinden faydalanamayacaklardır.

6183 Sayılı Kanun ve Diğer Kanunlar Uyarınca Tecil Edilip De Tecil Şartlarına Uygun Olarak Ödenmekte Olan Alacaklar Yeni Yapılandırma Yasasından Faydalanabilecekler Mi?

Evet faydalanabilirler. Şöyle ki, Kanun kapsamına giren alacakların, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun ödeniyor olması hâlinde borçlular09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibarıyla ödeme süresi geçmemiş olan taksit tutarları için Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Bu takdirde tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılacaktır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için ilgili kanunun öngördüğü faiz uygulanmış ve tahsil edilmiş olduğundan, ödenmiş kısım ile ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiş alacak kabul edilerek bu kanunun kesinleşmemiş alacaklar kapsamında yapılandırma hükümleri uygulanacaktır.

Ayrıca, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden önce ödenen taksit tutarları ile birlikte ödenen tecil faizleri red ve iade edilmeyecektir.

Kanunun Yayımı Tarihinden Sonraki Süreler İçin Faiz, Gecikme Zammı, Gecikme Cezası Gibi Fer’i Amme Alacağı Hesaplanır Mı?

Hayır. Bu Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, bu Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi fer’i amme alacağı hesaplanmaz.

Kanuna Göre Ödenecek Alacaklarla İlgili Olarak Tatbik Edilen Hacizler Hakkında Nasıl İşlem Tesis Edilecektir?

Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, bu malların bölünebilir nitelikte olması ve haczin devam edeceği malların, ödenmemiş taksitlerin yapılandırma öncesi tutarını karşılayacak değerde olması şartıyla tatbik edilen hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminatlar iade edilir.

Kanuna Göre Ödenecek Alacaklarla İlgili Tatbik Edilen Hacizlere Konu Mallar Satılabilir Mi?

Bu Kanuna göre ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabilir. Bu talep, Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarların Kanun hükümlerine göre ödenmesine engel teşkil etmez.

Bu Madde Kapsamında Yapılandırılan Alacaklar Sonrası “Borcu Yoktur Yazısı” Alınabilir Mi?

Kanunun 2’nci maddesine göre kesinleşmiş alacaklar kapsamında yapılandırılan borçların, borç durumunu gösterir belgede yer almaması için yani “Borcu Yoktur Yazısı” alınabilmesi için bu borcun (katsayı tutarı dâhil) en az ’unun ödenmiş olması şarttır.

Buna göre, bahse konu belgenin düzenlenmesi aşamasında, yapılandırılan katsayı tutarı dâhil tüm borçların her bir yapılandırma dosyası bazında en az ’unun ödenip ödenmediği kontrol edilecektir.

Vergi İncelemelerinin Hangi Safhasında Bu Madde Hükmünden Faydalanılabilir?

Mükellefler hakkında yürütülen vergi incelemeleri     mükellef nezdinde imzalanan “İncelemeye Başlama Tutanağı” nın imzalanmasıyla başlar. Yürütülen inceleme sonucunda mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine intikal eden raporların içerdiği tarhiyat ve kesilen cezalar için mükellefe vergi/inceleme ihbarnameleri tebliğ edilir.

Mükellefler adına tarh edilen vergiler ile kesilen cezalar için kesinleşmiş alacaklar kapsamında 2.madde hükümlerinden faydalanabilmesi için, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihinden önce ihbarnamenin tebliğ edilerek 30 gün içerisinde tarhiyat sonrası uzlaşma hükümlerinden faydalanılmış veya bu 30 günlük dava açma süresinin geçirilmiş yahut dava açılarak tüm kanun yollarının tüketilmiş olması gerekmektedir. Ayrıca mükelleflerce söz konusu vergi ve cezalar için inceleme esnasında tarhiyat öncesi uzlaşma talep edilerek uzlaşılması halinde de söz konusu alacaklar kesinleşeceği için yine bu madde hükümlerinden faydalanılabilecektir.

KESİNLEŞMEMİŞ VE DAVA SAFHASINDA BULUNAN ALACAKLARIN YAPILANDIRILMASI

7326 Sayılı kanunun 3. maddesinde, yargılama safhası ilk derece veya üst mahkeme nezdinde devam eden veya 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihi itibariyle dava açma süresi geçmemiş olan kamu alacaklarına ilişkin yapılandırma şartları, süreleri, ihlal şartları bulunmaktadır.

Bu madde hükümlerine göre kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklara ilişkin soru ve cevaplar aşağıdaki gibidir;

Kanuna Göre Kesinleşmemiş Alacak Nedir?

Kesinleşmemiş alacak, herhangi bir şekilde 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibariyle itibarıyla beyana dayanan vergilerde beyannameye ihtirazi kayıt konularak dava açılmış, ikmalen, ikmalen veya idarece yapılan tarhiyatlarda uzlaşılmamış ve dava açma süresi geçirilmemiş, dava açma süresi bitmemiş ve hala dava açılmamış, dava açılmış ancak tüm kanun yolları henüz tüketilmemiş yani itiraz, şikayet veya dava açma süresi geçmemiş ve netice de tahakkuk etmemiş olan, idarece tahsil takibine başlanmamış alacakları ifade etmektedir.

Kanuna Göre Dava Safhasında Bulunan Alacak Nedir?

09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibariyle;

  • İlk derece yargı mercilerinde davası görülen veya
  • İlk derece veya istinaf mahkememeleri nezdinde karar çıkmış lakin istinaf veya temyiz süresi geçmemiş yahut
  • İstinaf veya temyiz yoluna başvurulmuş ve karar beklenen

alacaklardır.

Yayım tarihi itibariyle birden fazla dava dosyası bulunanlar ne yapacak?

09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibariyle birden fazla dava dosyası bulunan mükellefler dilekçelerinde, hangi dava dosyası için madde hükümlerinden yararlanmak istediklerini belirteceklerdir.

Kesinleşmemiş Alacaklar Kapsamında Yapılandırmaya Başvurulabilecek Alacakların Mahiyeti Nedir?

09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibariyleikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergileri ve vergi aslına bağlı olan veya olmayan vergi cezaları yasa kapsamına giren diğer alacaklar, yapılandırma başvurusuna konu edilebilecektir.

Alacağın Bu Madde Kapsamından Faydalandırılabilmesi İçin Hangi Tarihin Baz Alınması Gerekmektedir?

İkmalen, resen veya idarece yapılmış vergi ve cezalarla ilgili, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibariyle dava süresi geçmemiş veya yargı organları nezdinde kesin kararın çıkmamış olması gerekmektedir.

Ödeme Emrine Karşı Açılan Davalar İçin Bu Madde Hükümlerinden Faydalanılabilir Mi?

09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden önce dava konusu ödeme emri ile istenilen amme ALACAĞININ TARHİYATINA İLİŞKİN KARAR VERİLMİŞ OLMASI ve ihtilafın 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibarıyla devam ediyor olması hâlinde bu madde hükümlerinen faydalanılabilir.

Ancak, amme ALACAĞININ TARHİYATINA İLİŞKİN KARAR bulunmaması halinde ödeme emrine karşı açılan davalara konu alacaklar Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yani KESİNLEŞMİŞ ALACAKLAR kapsamında değerlendirilecektir.

Madde Metninden Faydalanılabilmesi İçin İlk Derece Yargı Yerlerinde Davası Görülen veya Dava Süresi Geçmemiş Olan Kapsam Dahilindeki Vergi Asıllarının Ne Kadarının Ödenmesi Gerekmektedir?

09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibariyle ilk derece mahkeme nezdinde davası görülüp, söz konusu kararı çıkmayan veya dava açma süresi geçmemiş olan vergi asıllarının YARISININ (%50’si) ödenmesi gerekmektedir.

Vergi Aslı Dışında Borçlular Tarafından Ödenmesi Gereken Diğer Yükümlülükler Nelerdir?

09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibariyle ilk derece mahkeme nezdinde davası görülüp söz konusu kararı çıkmayan veya dava açma süresi geçmemiş olan vergi aslının %50’si dışında ödenmesi gereken diğer yükümlülük; vergi aslına bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı tarihi) tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarında TAMAMININ (0’ü) ödenmesi gerekmektedir.

İstinaf/Temyiz Başvurusu Öncesinde Verilen Son Kararın Mükellef Lehine TERKİN Olması Halinde Ödenmesi Gereken ve Silinecek Alacaklar Nelerdir?

İstinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da istinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş olan ayrıca 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibariyle vergi mahkemesince veya istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemesince verilmiş en son kararın mükellef lehine TERKİN kararı verilen alacaklardan, terkine esas vergi aslının %50’sinin ve Yİ-ÜFE ye göre hesaplanan tutarın 0’ünün ödenmesi halinde;

  • Terkine esas vergi asılının %90’ı,
  • Gecikme faizi gibi fer’i alacakların 0’ü,
  • Vergi cezaları ve idari para cezalarının 0’ü

SİLİNİR.

İstinaf/Temyiz Başvurusu Öncesinde Verilen Son Kararın Mükellef Aleyhine TASDİK Olması Halinde Ödenmesi Gereken ve Silinecek Alacaklar Nelerdir?

İstinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da istinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş olan ayrıca 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihi itibariyle vergi mahkemesince veya istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemesince verilmiş en son kararın mükellef aleyhine TASDİK kararı verilen alacaklardan, terkine esas vergi aslının 0’ünün ve Yİ-ÜFE ye göre hesaplanan tutarın 0’ünün ödenmesi halinde;

  • Gecikme faizi gibi fer’i alacakların 0’ü,
  • Vergi cezaları ve idari para cezalarının 0’ü

SİLİNİR.

Tasdik kararına göre ödenmesi gereken tutarların 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden önce TAMAMININ ÖDENMİŞ olması hâlinde, bu Kanuna göre ödenmesi gereken bir tutar bulunmadığından, Kanundan yararlanılması söz konusu olmayacaktır.

Tasdik kararına göre 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden önce kısmen ödeme yapılmış olması hâlinde ödenmemiş kısım esas alınarak Kanun hükümlerine göre yapılandırılacak tutar tespit edilecektir.

Sadece Vergi Aslına Bağlı Olan Cezalara Dava Açılmış Olması Halinde Nasıl İşlem Tesis Edilecektir?

Mükelleflerce sadece vergi aslına bağlı olan cezaya dava açılmış olması halinde, cezanın bağlı olduğu VERGİ ASLININ TAMAMININ;

1-     09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden önce ödenmesi veya

2-     Bu yasa hükümlerine göre Kesinleşmiş Alacaklar Kapsamında (Md.2) Ödenmesi,

Şartıyla, asla bağlı olan cezalar ile Gecikme faizi gibi fer’i alacakların 0’ü silinir.

Vergi Aslına Bağlı OLMAYAN Cezalara Dava Açılmış Olması veya Dava Açma Süresi Henüz Geçmemiş Olması Halinde Nasıl İşlem Tesis Edilecektir?

Mükelleflerce sadece vergi aslına bağlı olmayan cezaya dava açılmış olması veya dava açma süresi henüz geçmemiş olması halinde, açılan davaların ilk derece mahkeme safhasında olup olmadığına veya istinaf/temyiz safhasında olup ilk derece mahkemesi kararının terkin veya tasdik olup olmamasına göre değişecektir.

Vergi Aslına Bağlı OLMAYAN Cezalara İlk Derece Mahkemesinde Dava Açılmış Olması veya Dava Açma Süresi Henüz Geçmemiş Olması Halinde Nasıl İşlem Tesis Edilecektir?

Söz konusu asla bağlı olmayan vergi cezalarının %25’inin ödenmesi halinde, kalan ceza tutarı (%75’i) silinecektir.

İstinaf/Temyiz Safhasında Bulunan Vergi Aslına Bağlı OLMAYAN Cezalara İlişkin İlk Kararın Mükellef Lehine TERKİN Olması Halinde Nasıl İşlem Tesis Edilecektir?

İstinaf/Temyiz safhasında bulunup ilk derece mahkemesi kararı mükellef lehine terkin olan, asla bağlı olmayan vergi cezalarının ’unun ödenmesi halinde, kalan ceza tutarı (%90’ı) silinecektir.

İstinaf/Temyiz Safhasında Bulunan Vergi Aslına Bağlı OLMAYAN Cezalara İlişkin İlk Kararın Mükellef Aleyhine TASDİK Olması Halinde Nasıl İşlem Tesis Edilecektir?

İstinaf/Temyiz safhasında bulunup ilk derece mahkemesi kararı mükellef aleyhine tasdik olan, asla bağlı olmayan vergi cezalarının %50’nin ödenmesi halinde, kalan ceza tutarı (%50’si) silinecektir.

Kesinleşmemiş Alacaklar Kapsamında Yapılandırmadan Yararlanmak İçin Hangi Tarihe Kadar Nereye Başvurulmalı?

Kanunun hükümlerine istinaden, kesinleşmemiş alacak kapsamındaki borçların yapılandırılması maksadıyla mükellefler ve kendilerine ceza kesilenler, 31 Ağustos 2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) tahsil dairesine başvurabileceklerdir. Ayrıca söz konusu alacaklara ilişkin olarak mükelleflerce dava açılmış olması halinde davadan vazgeçme dilekçelerini, başvuru tarihine yani 31 Ağustos 2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) ilgili tahsil dairesine verilmesi gerekmektedir. Bu dilekçelerin tahsil dairesine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir.

Birden fazla dava dosyası bulunan mükellefler dilekçelerinde, hangi dava dosyası için madde hükümlerinden yararlanmak istediklerini belirteceklerdir.

İdari Para Cezları İçin Nereye Başvurulmalı?

İdari yaptırım kararlarına karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava açılmış idari para cezalarına ilişkin hükümden yararlanmak isteyen borçluların, 01 Ağustos 2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar İLGİLİ İDARELERE vermek suretiyle başvurmaları gerekmektedir.

Ancak, başvuru dilekçeleri idari para cezasını veren idarelere verilmekle birlikte ödemeler ilgili vergi dairesine yapılacaktır.

Ecrimisil alacakları için nereye başvurulmalı?

Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlara ilişkin olarak ecrimisil alacağını tespit ve takdir eden MİLLİ EMLAK DAİRESİ BAŞKANLIĞI/MİLLİ EMLAK MÜDÜRLÜĞÜ/MİLLİ EMLAK ŞEFLİĞİNE; ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının tasarrufuna bırakılan taşınmazlara ilişkin olarak ecrimisil alacağını tespit ve takdir eden TABİAT VARLIKLARINI KORUMA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNE başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

Ancak ödemeler ödemeler ilgili vergi dairesine yapılacaktır.

Kanuni Temsilciler ile İflas İdaresince yapılması gerekenler nelerdir?

Tüzel kişiler ya da tüzel kişiliği haiz olmayan teşekküller tarafından açılan davalardan vazgeçme yetkisi bunların kanuni temsilcilerinde bulunduğundan, madde hükmünden yararlanma başvuruları kanuni temsilcileri tarafından yapılacaktır. Kanuni temsilciler bu başvuruları sırasında dilekçelerine temsilci sıfatlarını gösteren belgeyi ekleyeceklerdir.

İflas idaresi tarafından açılan ya da ihtilafı devam ettirilen davalardan da iflas idaresince vazgeçilmesi gerekecektir. Ancak, iflas idaresi tarafından verilen yetki belgesine istinaden müracaatta bulunulabilmesi mümkündür.

Sorumlu oldukları borçlardan dolayı kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler yasadan yararlanabilirler mi?

213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişilerin sorumlu oldukları tutar dikkate alınarak YARARLANMASI MÜMKÜN BULUNMAMAKTADIR.

Ödemeye Hangi Tarih İtibariyle Başlanacak?

Borçlularca, bu madde kapsamında yapılan af başvurusuna ilişkin ilk taksit veya peşin yapılacak ödemeler;

  • Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB’lara bağlı tahsil dairelerine 31 Eylül 2021 tarihinde (bu tarih dahil),
  • Sosyal Güvenlik Kurumlarına 31 Ekim 2021 tarihinde (bu tarih dahil),

Başlayacaktır.

Başvuru ve taksit ödeme sürelerinin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonuna kadar uzayacaktır.

Taksitle Ödeme İmkanı Var mı?

Borçlular yasa kapsamında yapılandırdıkları kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacakları, istemeleri halinde peşin istemeleri halinde ise taksitle ödeme imkanları bulunmaktadır.

Tercih Edilen Taksit Süresinden Daha Uzun Sürede Ödeme Yapılabilir Mi?

Hayır. Borçlular tercih ettikleri taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapamayacaktır.

Taksit Sayısına İlişkin Bir Tercihte Bulunulmaması Hâlinde Nasıl İşlem Yapılır?

Başvuru sırasında borçlular; 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödeme seçeneklerinden biri tercih edilecektir. Borçlu tarafından taksit sayısına ilişkin bir tercihte bulunulmaması hâlindeidarece Kanunda öngörülen en uzun taksit sayısı olan 18 taksite ilişkin ödeme planı verilecektir.

 Borçlar Azami Kaç Taksitle Ödenebilir?

Borçlularca istenmesi halinde, ilk taksit ödeme tarihlerinden itibaren (Vergi-31.09.2021, SGK-31.10.2021) ikişer aylık dönemler halinde 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödeme yapılabilecektir.

Taksitle Ödeme Seçeneğinin Seçilmesi Halinde Ek Külfet Ne Olacak?

Taksitle ödemede, seçilen taksit sayısına bağlı olarak bir taksit farkı da (Katsayı) ilave edilecek.  Taksit tutarlarının hesaplamasına dair formül aşağıdaki gibi olacak:

Taksit Tutarı = [(Ödenecek vergi aslı + Yİ-ÜFE Faizi) x Katsayı] / Taksit Sayısı

Taksit Sayısına Göre Katsayı Oranları Nelerdir?

Borçlularca, yapılandırdıkları alacakların taksitler halinde ödenmek istenmesi halinde aşağıda belirtilen kat sayılar uygulanacaktır:

Tablo-6: Taksit Sayısına Göre Uygulanacak Katsayılar
Taksit SayısıTaksit Katsayısı
6 Taksit1,09
9 Taksit1,135
12 Taksit1,18
18 Taksit1,27

Seçilen Taksit Süresinden Daha Kısa Sürede Ödeme Yapma İmkânı Var Mı Avantajı Nedir?

Var. Borçlulara seçtikleri taksit süresinden daha kısa sürede ödeme yapma imkânı verilmekte ve daha kısa sürede yapılan ödemelerde de hesaplanan katsayının düzeltilmesi öngörülmektedir.

Örneğin; borçlu tarafından Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarının 18 eşit taksitte ödenmesi yönünde tercih kullanıldığı hâlde borcun 6 eşit taksit için öngörülen sürede tamamen ödenmesi hâlinde, (1,27) katsayısı esas alınarak hesaplanan tutar, 6 eşit taksit için öngörülen (1,09) katsayısına göre düzeltilecektir.

Hesaplanan Tutarların Peşin Ödenmek İstenmesi Halinde Borçlunun Avantajı Ne Olacak?

Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde (Vergi-31.09.2021, SGK-31.10.2021) peşin olarak ödenmesi hâlinde;

  • Yİ-ÜFE’ye göre hesaplanacak tutarların % 90’ı silinir.
  • İdari Para Cezalarının İlave %25’i SİLİNİR
  • Taksit sayısına bağlı olarak artırılacak Kat Sayı Uygulanmaz.

Söz konusu ödemenin defaten yapılması zorunlu olmayıp, ilk taksit ödeme süresi içinde farklı zamanlarda borcun tamamının ödenmesi hâlinde de indirimden yararlanılacaktır.

Ayrıca, taksitle ödeme seçeneği tercih edilmesine rağmen ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak tamamının ödenmesi durumunda da bu hükümlerden yararlanılabilecektir. Ayrıca daha önce de belirtildiği üzere hesaplanan katsayının düzeltilecektir.

Peşin Ödemenin Seçilmiş Olmasına Rağmen 30 Eylül 2021’e Kadar Ödenmemesi Halinde Ne Olur?

Peşin ödeme seçeneği tercih edilmek suretiyle yapılandırılan alacakların tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde yani 30 Eylül 2021 sonuna kadar  ödenmemesi hâlinde, Eylül/2021’i izleyen ayın sonuna kadar (31 Ekim 2021) geç ödeme zammıyla birlikte ödeme yapılarak Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.

Bu durumda, geç ödeme zammıyla birlikte yapılan ödeme, ilk iki taksit ödeme süresi içinde yapılmış olduğundan, bu ödemelere bir sonraki başlıkta ele alınan oranlarda (%50 ve ,5) indirim uygulanacaktır.

31 Ekim tarihine kadar da ödenmez ise, yapılandırma ihlal edilmiş olur ve alacaklar başvuru öncesi tutarlarına döndürülür.

Hesaplanan Tutarların İlk İki Taksit Süresi İçinde Ödenmek İstenmesi Halinde Borçlunun Avantajı Ne Olacak?

Hesaplanan tutarların tamamının ilk iki taksit ödeme süresi içerisinde ödenmesi hâlinde;

  • Yİ-ÜFE’ye göre hesaplanacak tutarların % 50’si SİLİNİR.
  • İdari Para Cezalarının İlave ,5’i SİLİNİR
  • Taksit sayısına bağlı olarak artırılacak Kat Sayı Uygulanmaz.

Af Kapsamında Yapmış Olunan Başvuru Nasıl İHLAL Olmaz?

Yasa kapsamında yapılan başvuru neticesinde;

  1. ŞART: ilk iki taksitin süresinde ve tam ödenmesi,
  2. ŞART: Bir takvim yılı içinde 2 veya daha az taksit eksik/hiç ödenmemesi ve ödenmeyen taksit tutarının SON TAKSİTİ izleyen ayın sonuna kadar G.Zammı ile ödenmesi,

Halinde yapılandırma başvurusu ihlal olmaz.

Af Kapsamında Yapmış Olunan Başvuru Nasıl İHLAL Olur?

Yasa kapsamında yapılan başvuru;

1-     İlk iki (2) taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da

2-     İlk iki taksitin süresinde ödenip, bir takvim yılında 2 veya az süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin SON TAKSİTİ izleyen Ayın Sonuna Kadar G.Zammı ile ödenmemesi veya

3-     İlk iki taksitin süresinde ödenip devamında, bir takvim yılında 2’den fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

Halinde ihlal olur.

Af Kapsamında başvuru Yapılıp Ödeme Şartının Yerine Getirilmemesi Halinde Alacaklar Neye Göre Takip Edilir?

Mükelleflerin, 3.maddeye istinaden kesinleşmemiş alacaklar için yaptıkları başvuru sonrası ödeme şartlarını yerine getirmemeleri halinde, İLK Tarhiyat/Tahakkuka ilişkin ihbarnameye göre alacaklar (vergi ve ceza tutarları ile gecikme zammı ve gecikme faizleri) 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilecektir.

Ancak 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihinden önce verilmiş olan en son yargı kararının, tarhiyatın/tahakkukun (mükellef aleyhine) TASDİKİNE ilişkin olması hâlinde bu karar üzerine tahakkuk eden alacaklar takip edilirYani tasdik kararı üzerine yapılan tahakkuk işleminde herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır.

İlk tarhiyat tutarı esas alınarak takip edilecek olanlar, vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih esas alınarak dava açma süresinin son günü itibarıyla tahakkuk ettirilecek, bu tarihten itibaren 1 ay sonrası ise alacakların vade tarihi olacaktır.

Vergi Dairesi Nezdinde İade Alacağının Yapılandırılan Borca Mahsubu Mümkün Mü?

Evet mümkün. Şöyle ki, iade alacağından kendi borçlarına mahsuben ödemek isteyen mükelleflerin, bu taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz etmeleri şarttır.

Belgelere ek olarak mahsuben iadenin gerçekleştirilebilmesi için teminat, yeminli mali müşavir raporu veya vergi inceleme raporu da aranan durumlarda, bunların da aynı süre içinde vergi dairesine intikal etmiş olması gerekmektedir.

Bu takdirde, ilgili mevzuatın mükellefin mahsup talebine esas aldığı tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri yapılır; mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen tutar için borçluya bildirimde bulunularak eksik ödenen bu tutarın bir ay içerisinde ödenmesi istenir. 

09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden önce mahsuben iade talebi bulunan mükellefler, diledikleri takdirde mahsup talep ettikleri borçları için Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir. Bu takdirde, mahsuben iade talebinden vazgeçtiklerini bağlı bulundukları vergi dairesine bildirmelidirler.

Mükellefin kendi borcu dışında, ilgili mevzuat uyarınca üçüncü şahısların borçlarına mahsup talebi olması hâlinde ise mahsup talebinden vazgeçebilmesi için borcuna mahsup istenen üçüncü şahsın da bu konuya yönelik irade beyanı aranılacaktır.

Kanun kapsamında yapılandırılmasından sonra, mahsuben iade tutarının hesaplanan taksit tutarları toplamını aşan kısmı (SGK Prim borçlarına mahsup sonrası) nakden iade edilebilecektir.

Pişmanlık İle Verilen Beyannameye İlişkin Ödeme Şartlarının İhlal Edilmesi veya Kanuni Süresinden Sonra Verilen Beyanlar Nedeniyle Ortaya Çıkan Alacaklar İçin Bu Maddeden Faydalanılabilir Mi?

Evet mümkün. VUK 371. Maddesi kapsamında pişmanlık hükümlerine istinaden verilen beyanlar ile ilgili maddede yer alan ödeme şartının ihlal edilmesi ve kanuni süresinden sonra verilen beyanlar nedeniyle ortaya çıkacak vergi cezaları için, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihi itibariyle dava açma süresi geçmemiş olmak şartıyla bu maddeden (Sadece vergi cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin dava açılmış olması halinde uygulanacak hükümlerden) faydalanılabilir.

Uzlaşma Safhasında Bu Madde Hükmünden Faydalanılabilmek İçin Şarlar Nedir?

Mükelleflerce, uzlaşma için başvurulmuş, uzlaşma günü verilmemiş, uzlaşma günü gelmemiş ve uzlaşma sağlanamamış olan alacaklar için, dava açma süresi geçmemiş olması şartıyla bu madde hükmünden faydalanılabilecektir.

Bu takdirde, madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin uzlaşma talebinden vazgeçmeleri ve dava açmamaları şarttır.

Bu maddeden faydalanılması halinde uzlaşma veya cezada indirim hükümlerinden yararlanılabilir mi?

Hayır. Yapılandırılan alacak tutarına yönelik olarak borçlular, ayrıca 213 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklar için anılan Kanunun uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma ve vergi cezalarında indirim hükümlerinden yararlanamayacaklardır.

Başvuran Borçlularca Dava Açılabili Mi?

Hayır. Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunulan alacaklara ilişkin herhangi bir yargı merciine, 213 sayılı Kanunun 124 üncü maddesi kapsamında ilgili idareye, dilekçe ve başvuru hakkı kapsamında Kamu Denetçiliği Kurumu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu dâhil herhangi bir mercie başvurulmasıbaşvurulsa dahi bu başvurular üzerine herhangi bir işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Kanunun Yayımı Tarihinden Sonra Tebliğ Edilen Yargı Kararları Uyarınca İşlem Yapılir Mi?

Hayır. Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden sonra tebliğ edilen yargı kararları uyarınca işlem yapılmayacak ve bu kararlara ilişkin hükmedilmiş yargılama gideri, avukatlık ücreti ve bu alacakların fer’ilerinin bulunması hâlinde bu tutarlar karşılıklı olarak talep edilmeyecektir.

Vergi İncelemelerinin Hangi Safhasında Bu Madde Hükmünden Faydalanılabilir?

Mükellefler adına tarh edilen vergiler ile kesilen cezalar için kesinleşmmiş alacaklar kapsamında 3.madde hükümlerinden faydalanabilmesi için, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihinden önce başlayıp, tamamlanan ve ihbarnameler tebliğ edilip dava açma süresi geçmeyen veya dava açılıp karar aşamasında olan dolayısıyla KESİNLEŞMEYEN tarhiyatlar ve kesilen cezalar içinbu madde hükümlerinden faydalanılabilecektir.

İNCELEME VE TARHİYAT SAFHASINDA BULUNAN ALACAKLARIN YAPILANDIRILMASI

7326 Sayılı kanunun 4. maddesinde, hali hazırda vergi incelemesi ve takdir, tarh ve tahakkuk işlemleri aşamasında bulunan ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergi/cezaların yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.

Bu madde hükümlerine göre inceleme ve tarhiyat safhasında bulunan alacaklara ilişkin soru ve cevaplar aşağıdaki gibidir;

İnceleme Ve Tarhiyat Safhasında Bulunan Alacaklardan Kasıt Nedir?

Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak (yani Nisan/2021 ve öncesi) Kanunun yayım tarihi olan 09 Haziran 2021 tarihinden önce başlanmış ancak bu tarih itibariyle tamamlanmamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemleri kastedilmektedir.

Kanunun Yayım Tarihinden Sonra Başlayan İncelemeler Sonucu Tarh Edilecek Vergi ve Kesilecek Cezalar Bu Madde Kapsamında Yapılandırılabilir mi?

Hayır. 09 Haziran 2021 tarihi sonrası başlayan incelemeler bu madde kapsamı içinde değildir.

Kanunun Yayım Tarihinden Önce Başlayan Bu İşlemlere Yayım Tarihinden Sonra Ne Olur?

09 Haziran 2021 tarihi itibariyle tamamlanmamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine devam edilir.

Borçlu adına yapılan tüm tarhiyatlar için mi başvurulmalı?

Mükellefler, adlarına yapılan tüm tarhiyatlar için yararlanabilecekleri gibi sadece talep edecekleri tür ve dönemler için de yararlanabileceklerdir.

İncelemesi Devam Edenlerce 5. Madde Kapsamında Matrah/Vergi Artırımına Başvurulması Halinde Süreç Nasıl İşler?

09 Haziran 2021 tarihi öncesi başlayıp hali hazırda bu tarih itibariyle tamamlanmamış incelemesi olan mükelleflerce, raporların vergi dairesine intikal tarihinden önce ve en geç 02 Ağustos 2021 Tarihine kadar matrah/vergi artırımında bulunulması halinde, vergi inceleme elemanlarınca bu işlemlerin en geç 02 Ağustos 2021 tarihine kadar tamamlanması gerekmektedir. Tamamlanamaması halinde iş emirleri kapatılacaktır.

İnceleme ve Tarhiyat Safhasında Olan Bu Alacaklar İçin 4. Madde Ödeme ve İndirim İmkanları Nelerdir?

Mükellefler hakkında yürütülen inceleme ve takdir işlemleri tamamlandıktan sonra;

  • Tarh Edilen Vergilerin %50’sinin,
  • 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) Tarihine Kadar Hesaplanan Yİ-ÜFE Tutarının 0’ü nün,
  • 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) Tarihinden, Dava Açma Süresi Bitim Tarihine  Kadar Hesaplanan GECİKME FAİZİ Tutarının 0’ünün,
  • Vergi Aslına Bağlı OLMAYAN Cezaların %25’inin,

Ödenmesi halinde;

  • Tarh Edilen Vergilerin Kalan %50’si,
  • 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) Tarihine Kadar Hesaplanan GECİKME FAİZİ’nin 0’ü,
  • Vergi Aslına Bağlı OLMAYAN Cezaların %75’i,
  • Vergi Aslına Bağlı OLAN Cezaların 0’ü,

Silinir.

İnceleme ve Tarhiyat Safhasında Olan Bu Alacaklar İçin Başvuru Tarih ve Şartları Nelerdir?

09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden önce başlayan ancak bu tarihe kadar tamamlanamamış bulunan vergi incelemeleri, takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine devam edileceğini öngördüğünden; bu madde hükmünden yararlanmak için başvuru süresi, söz konusu işlemlerin tamamlanmasına bağlı olarak düzenlenmiştir.

Yani yasanın 4. Maddesine göre inceleme ve tarhiyat safhasında olan alacaklar için başvuru tarihi ve şartları, tarhiyat veya cezaları barındıran ihbarnamelerin genel başvuru tarihi olan 31 Ağustos 2021 öncesi veya sonrası tebliğ edilip edilmemesine göre değişkenlik göstermektedir.

İhbarname Tebliğlerinin 31 Ağustos 2021 Tarihi Öncesinde Yapılması Halinde Başvuru Süreleri ve Şartları Nelerdir?

31.08.2021 tarihinden ÖNCE tebliğ edilen ihbarnameler için bu madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin, 31.08.2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) idareye yazılı olarak başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

Ancak, ihbarnamelerin tebliğ edildiği tarihten 31/08/2021 tarihine kadar, 30 günden az kalmışsa, söz konusu ihbarnamelerin tebliğinden itibaren 30 gün içinde idareye yazılı olarak başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

Yani, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) (bu tarih hariç) 31 Ağustos 2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar tebliğ edilen ihbarnameler için madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin 31 Ağustos 2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar başvuruda bulunmaları, ihbarnamenin tebliğ tarihi  (bu tarih hariç) ila 31 Ağustos 2021 tarihi (bu tarih dâhil) arasındaki sürenin 30 günden az kalmış olması hâlinde ise ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

İhbarname Tebliğlerinin 31 Ağustos 2021 Tarihi Sonrasında Yapılması Halinde Başvuru Süreleri ve Şartları Nelerdir?

Bu madde hükümlerine göre, haklarında vergi incelemesi yürütülenlerce, 5. Madde kapsamında matrah/vergi artırımında bulunulmaması halinde, söz konusu incelemeler ilerleyen tarihlerde de bitirilebilecektir.

Dolayısıyla herhangi bir süre sınırı olmadan bitirilen bu incelemeler için de ihbarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içinde idareye yazılı başvuruda bulunabilecektir.

İnceleme ve Tarhiyat Safhasında Olan Bu Alacaklar İçin Ödemeye İlişkin Şartlar Nelerdir?

Yasanın 4. Maddesine göre inceleme ve tarhiyat safhasında olan alacaklar için başvuru tarihi ve şartlarının, ihbarnamelerin 31 Ağustos 2021 öncesi veya sonrası yapılmasına bağlı olması dolayısıyla ödemelerde bu tarihe göre şekillenecektir. Yani tarhiyat veya cezaları barındıran ihbarnamelerin genel başvuru tarihi olan 31 Ağustos 2021 öncesi veya sonrası tebliğ edilip edilmemesine göre ödeme tarihleri değişkenlik göstermektedir.

İhbarname Tebliğlerinin 31 Ağustos 2021 Tarihi Öncesinde Yapılması Halinde Ödeme Süreleri ve Şartları Nelerdir?

31.08.2021 tarihinden ÖNCE tebliğ edilen ihbarnameler için bu madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin, peşin veya ilk taksit ödemelerini 30.09.2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yapmalarını gerekmektedir.

Diğer taksit ödemelerini ise, 30.09.2021 tarihini takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde azami 6 eşit taksit halinde ödeyebileceklerdir.

Diğer Maddelerde Olduğu Gibi Bu Madde Hükmüne Giren Alacaklarda Da 18 Taksit İmkanından Faydalanılamaz Mı?

Hayır. Yasanın 4. Maddesi kapsamında inceleme ve tarhiyat safhasında olan alacaklar için aynı maddenin içinde ayrı taksit sayısı belirlenmesi nedeniyle, ortak taksit sayısı olan 18 taksit imkanından bu madde kapsamında faydalanamayacaktır.

İhbarname Tebliğlerinin 31 Ağustos 2021 Tarihi Sonrasında Yapılması Halinde Ödeme Süreleri ve Şartları Nelerdir?

31.08.2021 tarihinden SONRA tebliğ edilen ihbarnameler için bu madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin, peşin veya ilk taksit ödemelerini ihbarnamelerin tebliğini izleyen aydan başlayarak yapmalarını gerekmektedir.

Diğer ödemelerini ise, ihbarnamelerin tebliğini izleyen ayı takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde azami 6 eşit taksit halinde ödeyebileceklerdir.

Örn; ihbarnamenin 12/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği varsayıldığında, madde hükmünden yararlanılabilmesi için 11/11/2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar başvuruda bulunulması ve Kanun hükmüne göre ödenecek tutarın ilk taksitinin Kasım/2021 ayında, diğer taksitlerin ise 2022 yılının Ocak, Mart, Mayıs, Temmuz ve Eylül aylarında ödenmesi gerekmektedir.

Pişmanlık İle Verilen Beyannameye İlişkin Ödeme Şartlarının İhlal Edilmesi veya Kanuni Süresinden Sonra Verilen Beyanlar Nedeniyle Ortaya Çıkan Alacaklar İçin Bu Maddeden Faydalanılabilir Mi?

Evet mümkün. VUK 371. Maddesi kapsamında pişmanlık hükümlerine istinaden verilen beyanlar ile ilgili maddede yer alan ödeme şartının ihlal edilmesi ve kanuni süresinden sonra verilen beyanlar nedeniyle ortaya çıkacak vergi cezaları için, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihi itibariyle TEBLİĞ EDİLMEMİŞ olmak şartıyla bu maddeden faydalanılabilir.

Pişmanlık İle Verilen Beyannameye İlişkin Ödeme Şartlarının İhlal Edilmesi veya Kanuni Süresinden Sonra Verilen Beyanlar Nedeniyle Ortaya Çıkan Alacaklar İçin Ödeme ve Silinecek Ceza Miktarı Nelerdir?

Pişmanlıkla beyan edilen vergi ile 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihine kadar hesaplanacak ve pişmanlık zammı yerine geçecek olan Yİ-ÜFE Tutarının 0’ünün ödenmesi halinde;

  • Pişmanlık Zammı ve
  • Vergi Cezalarının

0’ü silinir.

Kanuni süresinden sonra beyan edilen vergi ile 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihine kadar hesaplanacak Yİ-ÜFE Tutarının 0’ünün ödenmesi halinde;

  • Gecikme Faizi ve
  • Vergi Cezalarının

0’ü silinir. 

Uzlaşma Safhasında Bu Madde Hükmünden Faydalanılabilmek İçin Şarlar Nedir?

Mükelleflerce, TARHİYAT ÖNCESİ uzlaşma için başvurulmuş, uzlaşma günü gelmemiş ve uzlaşma sağlanamamış olan alacaklar için, İHBARNAMELER TEBLİĞ EDİLMEMİŞ olması şartıyla bu madde hükmünden faydalanılabilecektir.

Bu Madde Kapsamında Yapılandırmadan Faydalanılması Halinde Diğer Uzlaşma Ve İndirim Hükümlerinden Faydalanılabilir Mi?

Hayır. Madde hükmünden yararlananlar, ayrıca 213 sayılı Kanunun uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma ve vergi cezalarında indirim, 4458 sayılı Kanunun uzlaşma ve 5326 sayılı Kanunun peşin ödeme indirimi hükümlerinden yararlanamazlar.

MATRAH VE VERGİ ARTIRIMI

7326 Sayılı kanunun 5. maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin gelir vergisi ve kurumlar vergisi matrah artırımı ile KDV ve Gelir Stopaj ve Kurum Stopaj vergi artırımına ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.

Bu madde hükümlerine göre matrah ve vergi artırımına dair soru ve cevaplar aşağıdaki gibidir;

Matrah ve Vergi Artırımı Nedir?

Mükelleflerin kanunla belirlenen belli oran ve tutarda matrah ve vergi artırımı yapması karşılığı olarak incelenmemeyi ve dolayısıyla adlarına tarhiyat yapılmamasını satın aldığıdevlet ve mükellefin karşılıklı barışmasını simgeleyen yasal bir düzenlemedir.

Matrah ve Vergi Artırımı Hangi Vergi Türleri ve Yılları Kapsamaktadır?

Mükelleflerin kazanç elde ettiği, tarh zamanaşımı süresini kapsayan 2016 ila 2020 yılları arasında vergilendirilmesi gereken Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi ve Gelir/Kurum Stopaj Vergisi üzerinden matrah ve vergi artırımı yapabileceklerdir.

Neden Matrah ve Vergi Artırımı Yapılmalıdır?

Yasa hükmüne göre 2016, 2017, 2018,2019 ve 2020 yıllarına ilişkin Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi ve Gelir/Kurum Stopaj Vergisi üzerinden matrah ve vergi artırımı yapılması halinde, mükellefler kendileri hakkında ilgili yıllar ve vergi türleri itibariyle “incelenmeme” hakkını satın almaktadırlar.

Ayrıca matrah/vergi artırılan dönemlere ilişkin kanuni süresinde verilmeyen beyannameler için (Bildirimler YOK) Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük cezaları kesilmeyecektir.

Sadece İlerleyen Zamanda Yapılması Muhtemel İncelemeleri Mi Kapsıyor? Yayım Tarihinden Önce Başlayan İncelemeler İçin İncelenmemek İstenmemesi Halinde Artırım Yapılabilir Mi?

Evet. Hali hazırda Kanunun 4. Maddesine ilişkin 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihinden önce sözü edilen yıllara ilişkin vergi matrahlarının takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmiş ve/veya haklarında vergi incelemesine başlanılmış olan mükellefler de matrah ve vergi artırımından faydalanabileceklerdir. 

Öyle ki, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihinden önce başlamış ve henüz tamamlanmamış incelemelere dair matrah/vergi artırımı yapılması halinde, vergi inceleme elemanı bu incelemeyi 02 Ağustos 2021 tarihine kadar bitirerek raporların vergi dairesine intikalini sağlamak zorundadır. Aksi halde incelemeler kadük olacak ve kapatılmak zorunda kalınacaktır.

Yayım Tarihinden Önce Başlayan İncelemeler İçin Müfettiş Raporu 02 Ağustosa Kadar Yetiştirirse Ne Olur Matrah Artırımı Boşa Gider Mi?

Hayır. Eğer raporlar 02 Ağustos 2021 tarihine kadar vergi dairesine intikal ederse, ve mükelleflerde raporların vergi dairesinin intikalinden evvel matrah ve vergi artırımında bulunmuşsa, artırdığınız matrah tutarı inceleme sonucu bulunacak matrah farkından mahsup edilir. Hali hazırda inceleme sonucu matrah farkı çıkacaksa, ayrıca matrah/vergi artırımı yapmamak ve bu artırımları tarhiyatlardan mahsup ettirmemek mantıklı değildir.

Mahsup Sonrası İnceleme Raporuna Göre Bulunan Kalan Fark Tutarlar İçin Yapılandırmadan Faydalanılabilir Mi?

Evet. Mükellef, bu fark tutar üzerinden tarh edilen vergiler ile uygulanan gecikme faizi ve cezalar için Kanunun 4 üncü maddesi yani tarhiyat safhasında bulunan alacaklar kapsamından yararlanarak ödemede bulunabilecektir.

KDV Artırımı Sonrası İncelemede Yılın Belli Dönemi İçin Tarhiyat Önerilirse Mahsup Nasıl Yapılır?

İnceleme, KDV yönünden artırımda bulunulan yılın bazı dönemlerini kapsıyorsa, artırım nedeniyle hesaplanan yıllık tutar 12’ye bölünerek aylık ortalama bulunacakbu ortalamanın raporun kapsadığı dönem sayısı ile çarpılması sonunda bulunan tutar, rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden düşülecektir.

09 Haziran 2021 (Kanunun Yayım) Tarihinden Önce Başlamış Olan İncelemelerle İlgili Artırılan Matrah İle İnceleme İle Bulunan Tarhiyat Arasında Kıyaslama Yapılabilmesi İçin Matrah/Vergi Artırımının Ne Zamana Kadar Yapılması Gerekmektedir?

09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihinden önce başlamış olan incelemelerle ilgili kıyaslama yapılabilmesi için, matrah ve vergi artırımı yapılması gereken en son tarih, incelemenin tamamlanıp raporların vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihdir. Bu tarihten sonra artırım yapılırsa kıyaslama yapılmayacaktır. Ancak 4. Madde kapsamında yapılandırmadan faydalanılabilir.

09 Haziran 2021 (Kanunun Yayım) Tarihinden Önce Başlamış Olan İncelemelerle İlgili Artırılan Matrah Ve Vergi Sonrası İnceleme Neticesinde Zarar Azaltımı Yapılmış Olunması Halinde Nasıl Bir İşlem Tesis Edilecek?

Matrah ve vergi artırımında bulunan mükellefler hakkında 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihinden önce başlamış olan incelemeler sonucu düzenlenen ve 02 Ağustos 2021 tarihi sonuna kadar vergi dairesinin kayıtlarına intikal ettirilen inceleme raporlarında; ilave tarhiyat olmaksızın sadece zarar azaltılması öngörülmesi hâlinde, kabul edilmeyen zarar tutarının öncelikle ilgili dönemde beyan edilen zarar tutarından indirilmesi, bu işlem sonucu kalan zarar tutarının %50’sinin 2021 ve müteakip yıl kazançlarından 193 veya 5520 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre mahsup konusu yapılması gerekir. Zararın diğer yarısı ise indirim konusu yapılamayacaktırr.

Örn; 02 Ağustos 2021 tarihi sonuna kadar vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilen vergi inceleme raporunda; mükellefin 2019 yılında beyan ettiği 600.000 TL zarar tutarının 300.000 TL’si kabul edilmemiştir. Bu durumda artırımda bulunan mükellefin, anılan yıla ilişkin olarak beyan ettiği zarar tutarından raporda kabul edilmeyen zararın mahsup edilmesi ve kalan (600.000 – 300.000=) 300.000 TL’nin yarısı olan 150.000 TL’nin 2021 ve müteakip yıl kazançlarından indirilmesi gerekir. Kalan 150.000 TL zarar tutarı ise hiçbir şekilde indirim konusu yapılmayacaktır.

Yayım Tarihinden Önce Başlayan İncelemeler İçin Müfettiş Raporu 02 Ağustosa Kadar Yetiştirirse Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Talebi Dikkate Alınır Mı?

Hayır. 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihi ile 02 Ağustos 2021 tarihi arasında sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz.

Yayım Tarihinden SONRA Başlayan İncelemeler İçin Matrah ve Vergi Artırımı Yapılması Halinde Süreç Nasıl İlerleyecek?

Kanunun yayım tarihi olan 09 Haziran 2021 tarihinden sonra “incelemeye başlama tutanağı” imzalanmak suretiyle başlanan incelemeler için, incelenen yıllara dair matrah ve vergi artırımı yapılması halinde Müfettiş tarafından söz konusu incelemeler kapatılmak zorundadır.

İncelenmek İstemeyen Mükellefler Hangi Vergi Türlerinden Matrah/Vergi Artırımı Yapmalıdır?

Kanunun 5. Maddesinde belirlenen vergi türleri için yapılacak matrah veya vergi artırımları, sadece o vergi türleri için incelenmeme ve tarhiyat yapılmama hakkı kazanacaktır. Örneğin sadece KDV yönünden vergi artırımı yapılması halinde, ilgili yıllar için sadece KDV yönünden incelenmeme ve tarhiyat yapılmama hakkı elde edilecektir. Ancak bu artırım, mükellefin GV veya KV yahut stopaj yönüyle incelenmesini engellemeyecektir.

Yukarda açıklanan nedenlerden dolayı, ilgili yıllar itibariyle incelenmemek için mükelleflerin tüm vergi türleri itibariyle artırım yapmaları yararlarına olacaktır.

Matrah Ve Vergi Artırımı Yapılması Aynı Zamanda İlgili Yıllar İçin BA-BS Formlarınında Düzeltilmesini Gerektirir Mi?

Hayır. Arıtıma konu dönemler için BA-BS formlarının düzeltilmesine gerek yoktur.

Tüm Vergi Türleri İtibariyle Artırım Yapılması Halinde ÖTV Yönünden İnceleme Yapılabilir Mi?

Evet. Yasa hükümlerinin içinde ÖTV yönüyle artırım hükmü bulunmaması nedeniyle, bu vergi türü itibariyle mükellefler hakkında inceleme yapılabilecektir.

Başka Hangi Nedenlerden Ötürü İnceleme Yapılabilecektir?

Matrah ve vergi artırımı yapılan yıllara ilişkin olarak;

ð  Yıllık gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce ödemiş oldukları vergilerin iadesi ile ilgili taleplerine ilişkin incelemeler,

ð  Artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden incelemeler,

ð  Artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden dolayı yapılacak terkin ve iade incelemeleri,

ð  İade hakkı doğuran işlemlerden doğan iade işlemleri ile ilgili incelemeler,

Yapılabilecek ve bu incelemeler dolayısıyla tarhiyat önerilebilecektir.

Ayrıca sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemeyecektir.

Matrah/Vergi Artırımından Yararlanamayacak Olan İnceleme Türü ve Kişiler veyahut Fiiller Var Mı?

Var. Kanun hükümlerine göre;

ð  VUK 359/b fırkasında yer alan  “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler”,

ð  Terör suçundan hüküm giyenler,

ð  09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihi itibariyle haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenler,

ilgili yıllar için matrah ve vergi artırımında bulunamayacaklardır.

Haklarında SBD Tespitine Yönelik Rapor Bulunanlar Matrah Ve Vergi Artırımından Faydalanabilirler Mi?

Haklarında, 09 Haziran 2021 tarihinden önce, vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporlar ile belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen (TAMAMEN SBD VEYA KISMEN SBD) sahte olarak düzenleme fiillerinin işlendiğine yönelik tespit yapılanlar alan matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanamayacaktır.

09 Haziran 2021 İtibariyle Haklarında Sahte Belge Düzenleme Yönünden İnceleme Yapılanlar Matrah/Vergi Artırımına Dair Ne Yapmalılar?

09 Haziran 2021 tarihinden önce başlayıp, bu tarih itibariyle haklarında SBD yönünden incelemesi devam edenler, hali hazırda inceleme tamamlanıp sahte belge düzenleme fiilinin varlığı konusunda tespit bulunmaması nedeniyle, istemeleri halinde 31 Ağustos 2021 tarihine kadar matrah ve vergi artırımında bulunabileceklerdir. Yani SBD yönüyle incelenseler dahi matrah ve vergi artırabileceklerdir.

Ancak matrah artırımı sonucunda hesaplanan vergiler ile vergi artırımı dolayısıyla hesaplanan vergilere dair tahakkuklar bekletilecektir.

Mükellefler hakkında yürütülen söz konusu incelemeler, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihini izleyen aydan itibaren 12 ay içerisinde (Haziran/2020 sonuna kadar) tamamlanmak zorundadırAksi halde inceleme kapatılıp, mükellefler matrah/vergi artırımından yararlandırılarak bekletilen tahakkuk işlemleri gerçekleştirilir.

Yukardaki durumda olan mükelleflere, durumun tespitine ilişkin olarak kendilerine tebliğ edilen rapor veya yazıya istinaden, Kanunda öngörülen süre ve şekilde yaptıkları matrah veya vergi artırımı sonucunda hesaplanan vergileri, TEBLİGATI İZLEYEN AYDAN BAŞLAMAK ÜZERE matrah ve vergi artırımı sırasında yaptıkları tercihe göre ÖDEMELERİ gerekmektedir.

Ancak söz konusu incelemeler 12 ay içerisinde tamamlanır ve ilgili kişiler hakkında sahte belge düzenleme fiilini işlediğine dair tespit yapılırsa, matrah ve vergi artırımları dikkate alınmaz, tahakkuk işlemleri kaldırılır.

Kanunun Yayım Tarihinden Evvel Başlayan SBD İncelemesi 12 Ay İçinde Herhangi Bir Tespit Olmaksızın Tamamlanması ve Ayrıca Matrah Ve Vergi Artırımı Yapan Mükellefin Normal İncelemeye Tabi Olması Durumunda Süreç Nasıl İlerleyecek?

09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihinden önce SBD incelemesi başlamış olan bir mükellef hakkında, matrah ve vergi artırımı yaptıktan sonra normal bir inceleme başlatılması halinde; SBD incelemesinin 12 ay içinde tamamlanmaması veya tamamlanıp SBD yönünden tespit yapılamaması halinde, matrah ve vergi artırımının ihlal edilmemesi koşuluyla, SBD incelemesinden önce tamamlanmamış olan NORMAL İNCELEMEYE ARTIK DEVAM EDİLMEZ.

Ayrıca, normal incelemenin SBD incelemesinden önce tamamlanması ve tarhiyat içermesi halinde düzenlenen raporlara yönelik işlemler, SBD yönüyle yürütülen vergi incelemesinin tamamlanmasına kadar bekletilir. SBD incelemesinin 12 ay içerisinde tamamlanması ancak SBD’ye yönelik tespit bulunmaması sonrasında; matrah ve vergi  artırımından faydalanılacak ve normal incelemeye ilişkin raporlarda önerilen tarhiyatlar yapılmayacak ve cezalar kesilmeyecektir.

Kanunun Yayımından Önce Başlanan SBD İncelemesinde SBD Fiili Tespit Edilmeyip Matrah Ve Vergi Artırımından Sonra Başlanan Diğer İncelemede Bu Fiil Tespit Edilirse Süreç Nasıl İşleyecek?

Mükellef hakkında yayım tarihinden evvel başlayan SBD incelemesi (Örn; 2019 yılına ilişkin) tamamlanmadan, matrah ve vergi artırım başvurusundan sonra yeni bir inceleme (2018 yılı) başlatılmış olsun. 2018 yılına ilişkin incelemeninin 2019 yılı incelemeninden önce tamamlanması ve bu raporda SBD yönüyle tespit yapılmış olunması ve 2019 yılı SBD incelemesininde daha sonra tamamlanıp SBD tespitinin bulunmaması halinde, mükellef matrah artırımından faydalanır. Ayrıca her iki raporda tespit edilen matrah farkları artırılan matrah ve vergilerle birlikte değerlendirilir.

Matrah ve Vergi Artırımı Yapıldıktan Sonra İlgililer Hakkında Sahte Belge Düzenleme Yönünden İnceleme Yapılabilecek Mi?

Evet. Matrah ve vergi artırımı yapanlar hakkında ilerleyen yıllarda sahte belge düzenleme yönünden inceleme yapılabilecek.

Ancak yapılacak incelemeler sonucunda ilgililer hakkında yine artırım yapılan yıllara ilişkin herhangi bir tarhiyat önerilmeyecek olup, sadece sahte belge düzenleme fiilinin tespiti yapılması halinde bu fiile yönelik kamu davası açılması maksadıyla vergi suçu raporu düzenlenecektir.

Matrah Ve Vergi Artırımı Yapalar Hakkında VUK 367. Madde Yönünden İnceleme Yapılabilecek Mi?

Mükelleflerce matrah ve vergi artırımı yapılması halinde, ilgili yıllar için mükellefler hakkında 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinde yer alan kaçakçılık fiillerinin işlenip işlenmediğinin tespiti yönünden inceleme yapılmasına engel teşkil etmeyecektir.

Yürütülen bu incelemeler sırasında söz konusu fiillerin işlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Aynı Kanunun 367 Nci Maddesi Kapsamında Cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulması gerekmektedir. Ancak, bu incelemeler sonucunda matrah ve vergi artırımında bulunulan dönem ve vergiler için tarhiyat yapılmayacaktır.

Matrah ve Vergi Artırımında Bulunulması Defter ve Belgelerin İbrazını Engeller Mi?

Hayır. Matrah ve vergi artırımında bulunan ve bu konudaki şartları yerine getiren mükelleflerin defter ve belgeleri artırıma konu vergi türleri için kendileri adına tarhiyat yapılmak amacıyla incelenmeyecek olmasına rağmen, defter ve belgelere, diğer vergi türleri için inceleme yapılması, üçüncü kişilerle ilgili olarak karşıt incelemeler yapılması, mahkemelerce belli konulara bakılması veya bilirkişilerce ihtiyaç duyulması gibi nedenlerle müracaat edilebilecektir.

Daha Önce Vergi İncelemesi Yapılan Yıllara Dair Artırım Yapılabilir Mi?

Evet. Daha önce nezdinde vergi incelemesi yapılmış olan mükellefler, vergi incelemesi yapılan yıllar için de artırımda bulunabilirler.

Önceki Yasalar Kapsamında Matrah ve Vergi Artırımında Bulunan Ancak Bu Yasa Hükümlerini İhlal Edenlerce Matrah ve Vergi Artırımında Bulunulabilir Mi?

Evet. Daha önceki yasalara göre yapılan ve bu yasa hükümlerinin ihlali nedeniyle yasal takibe girip artırımları iptal olan mükellefler, mevcut yasa hükümlerinden faydalanarak matrah ve vergi artırımında bulunabileceklerdir.

Kimler Matrah ve Vergi Artırımında Bulunabileceklerdir?

Öncelikle GV, KV, KDV ve GV-Stopaj ve KV-Stopaj mükellefi olan, tacirler, serbest meslek erbapları, GMSİ, MSİ, Değer Artış Kazancı elde eden her gerçek ve tüzel kişi, matrah ve vergi artırımında bulunabilecektir.

Adi ortaklıklar ve kollektif şirketlerde ortaklar, komandit şirketlerde komandite ortaklar ile adi komandit şirketlerde komanditer ortaklar da anılan yıllar için matrah ve vergi artırımından yararlanabileceklerdir.

Ayrıca, vergiye tabi faaliyeti ve geliri olduğu hâlde mükellef olmayan ve beyanname vermemiş olanlar da matrah ve vergi artırımında bulunabilecektir. Bu gibi potansiyel mükellefler, vergilendirmeye ilişkin herhangi bir başvuru yapmamış ve ilgili yıllar itibariyle kazanç getirici faaliyetlerde bulunmuş olan mükelleflerdir.

Kurumlar Vergisinden Muaf Olan Kooperatifler De Matrah Artırımında Bulunabilirler Mi?

Evet. Kurumlar vergisinden muaf bulunan ve bu nedenle kurumlar vergisi beyannamesi ile muhtasar beyanname vermemiş olan kooperatifler matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Ancak bu gibi kurumlar için, muafiyeti bozan kazançlar elde edilmesi halinde kooperatif tüzel işiliğinin yanında ayrı bir iktisadi işletme doğmuş sayılacağı için, artırım bu işletme tarafından yapılamalıdır.

Zarar Beyan Edilmesi veya Hiç Beyanname Verilmemesi Matrah ve Vergi Artırımına Engel Mi?

Hayır. Beyannamelerinde indirim veya istisna dolayısıyla matrah oluşmayanlar, zarar beyan edenler veya hiç beyanname vermeyen mükellefler de matrah ve vergi artırımında bulunabileceklerdir.

Hiç mükellefiyeti olmayıp kazan elde edenler matrah ve vergi artırımı yapabilirler mi?

Evet. İlgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar da matrah ve vergi artırımında bulunabileceklerdir.

Matrah ve Vergi Artırımı İlgili Yıllar İçin Takdir Komisyon Kararlarını Etkiler Mi?

Evet. Aynı şekilde ilgili yıllar için matrah ve vergi artırımında bulunulması halinde, sözü edilen yıllara ilişkin vergi matrahlarının takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmiş kişiler hakkında tarhiyat yapılamayacaktır.

Matrah ve Vergi Artırımı Yapılmak İstenmesi Halinde Son Başvuru Tarihi Nedir?

Yasa hükümlerine göre, ilgili yıllar için matrah ve vergi artırımının yapılabileceği son tarih 31 Ağustos 2021’dir.

Ancak 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihinden önce başlamış ve henüz tamamlanmamış incelemelerin kapatılabilme veya inceleme sonucuna göre bulunan tarhiyatlarla karşılaştırılabilme/mukayese şansının elde edilebilmesi için, raporların vergi dairesine intikal tarihinden önce ve nihayet en geç 02 Ağustos 2021 tarihine kadar matrah ve vergi artırımında bulunulması gerekmektedir.

Başvuru Kimlerce Yapılabilecektir?

Başvuru mükellef veya mükellefi temsile yetkili kişilerce yapılabilecektir.

Başvuru Elektronik Ortamda Mı Yapılmalı?

Yıllık gelir veya kurumlar ile katma değer vergisi beyannamelerini ya da muhtasar beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorunda olan mükellefler başvurularını elektronik ortamda göndermeleri gerekmektedir.

Beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorunda olmayanlarca, matrah ve vergi artırımına ilişkin başvurular;

  • Gelir, kurumlar veya katma değer vergileri mükellefiyeti yönünden bağlı olunan ya da
  • Muhtasar beyannamelerini vermiş oldukları vergi dairelerine 

kağıt ortamında yapılabilecektir.

Ölüm, gaiplik, tasfiye veya devir ya da tam bölünme gibi durumlarda birden fazla kişi tarafından birlikte verilmesinin gerekli olduğu hallerde, söz konusu bildirimlerin kağıt ortamında verilmesi gerekmektedir.

İlgili Yıllarda Herbir Vergi Türüne İlişkin Farklı Vergi Dairelerine Bağlı Olan Mükellefler Nereye Başvuracaklar?

2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarında gelir, kurumlar veya katma değer vergileri ile gelir (stopaj)/kurumlar (stopaj) vergisi yönünden farklı vergi dairelerinin mükellefi olanlarca, matrah ve vergi artırımına ilişkin bildirimlerin, EN SON MÜKELLEFİYETLERİ BULUNAN VERGİ DAİRELERİNE verilmesi gerekmekte olup bu bildirimlere dayanılarak tarh edilecek vergiler hakkında söz konusu vergi daireleri tarha yetkili kılınmıştır.

Merkez Ve Şubenin Ayrı Ayrı Muhtasar Verme Yükümlülüğü Varsa Nasıl İşlem Yapılacak?

Vergi artırımı kapsamına giren dönemler için muhtasar beyanname yönünden merkez veya şubeleri için ayrı ayrı mükellefiyetleri bulunan ve vergi artırımından yararlanmak isteyen mükelleflerin, merkez ve her bir şube için ayrı ayrı vergi artırımında bulunmaları gerekmektedir.

Matrah ve Vergi Artırımı Başvurusu Nereden Yapılabilecektir?

İlgili yıllara ilişkin matrah ve vergi artırımı, bağlı olunan vergi dairesi müdürlüğüne dilekçe ile başvurarak veya interaktif vergi dairesi üzerinden yapılabilecektir.

Artırılan Matrah ve Vergilerin Ödeme Tarihleri Nedir Ayrıca Taksitle Ödeme İmkanı Var Mı?

Artırılan matrahlar üzerinden hesaplanan vergi tutarları ile artırılan vergi tutarları, 31 Eylül 2021 tarihine (bu tarih dahil) kadar peşin ödenmek suretiyle kapatılabilecektir.

Taksitle ödeme seçeneğinin seçilmesi halinde, ikişer aylık taksitler halinde azami 6 Taksit halinde ödeme yapılabilecektir. Yine ilk taksitin ödeme tarihi 31 Eylül 2021 (bu tarih dahil) tarihidir.

Taksitle Ödeme Seçeneğinin Seçilmesi Halinde Ek Külfet Ne Olacak?

Taksitle ödemede, seçilen taksit sayısına bağlı olarak bir taksit farkı da (Katsayı) ilave edilecek.  Taksit tutarlarının hesaplamasına dair formül aşağıdaki gibi olacak:

Taksit Tutarı = [(Ödenecek vergi aslı + Yİ-ÜFE Faizi) x Katsayı] / Taksit Sayısı

Taksit Sayısına Göre Katsayı Oranları Nelerdir?

Matrah ve vergi artırımına ilişkin 5. Maddede mükellefler için ayrıca bir taksit sayısı belirlenmiştir. Dolayısıyla mükelleflerin af ve yapılandırma da yararlanmış olduğu 9, 12 veya 18 aylık taksitler matrah ve vergi artırımı sonrası oluşan vergilerde uygulanmayacaktır.

Hali hazırda yasa hükmüne göre 6 taksit seçeneğinin seçilmesi halinde uygulanacak katsayı 1,09’dur.

Hesaplanan Tutarların Peşin Ödenmek İstenmesi Halinde Borçlunun Avantajı Ne Olacak?

Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde (Vergi-31.09.2021) peşin olarak ödenmesi hâlinde, bu vergilerden ilave indirim yapılır ve ayrıca katsayı uygulanmaz.

Hesaplanan Vergilerin Zamanında Ödenmemesi Halinde Yaptırım Ne Olacaktır?

Hesaplanan tutarların peşin ödeme seçeneğinde 31 Eylül 2021 (bu tarih dahil) tarihine kadar, taksitli ödeme seçeneğinde ise 31 Eylül 2021 (bu tarih dahil) tarihinden başlayarak ikişer aylık taksitler halinde süresinde ödenmemesi halinde;

  • Ödenmeyen vergi tutarları 31 Eylül 2021 tarihinin son günü vade kabul edilerek 6183 sayılı Kanunun 51’inci maddesine göre gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsil edilir.
  • Artırılan yıllarla ilgili “incelenmeme” hakkı kaybedilir.
  • 09 Haziran 2021 (kanunun yayım) tarihinden sonra başlanan ancak artırım nedeniyle kapatılan incelemeler, yeniden aktif olarak incelemeye devam edilir.

Matrah Veya Vergi Artırımı İle İlgili Doğru Beyan Yapılmazsa Sonuç Ne Olur?

Matrah veya vergi artırımı ile ilgili olarak doğru beyan yapılmaması veya vergi hataları nedeniyle eksik tahakkuk eden vergilerilk taksit ödeme süresinin sonunda tahakkuk etmiş sayılır ve Kanunda açıklandığı şekilde tahsil edilir.

Gelir Vergisi Mükellefleri ve Kurumlar Vergisi Mükelleflerince İlgili Yıllar İtibariyle GV ve KV Matrahlarını En Az Hangi Oranlarda Artırılmalı?

Gelir vergisi ve kurumlar vergisi mükellefleri, ilgili yıllara ilişkin beyan ettikleri GV ve KV matrahlarını en az aşağıdaki oranlarda artırmalılardır:

Tablo-22: GV ve KV Matrah Artırım Oranları
201635%
201730%
201825%
201920%
202015%

GV Beyannamesinde Birden Fazla Gelir Unsuru Varsa Ne Yapılacak?

Verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamesinde birden fazla gelir unsuru bulunan mükellefler, matrah artırımlarını yıllık beyannamelerinde yer alan toplam matrah üzerinden yapacaklar, gelir unsurlarının bir kısmı itibarıyla artırımda bulunmayacaklardır.

Matrah Oluşmaması veya Hiç Beyanname Verilmemiş Olunması yahut Mükellefiyetin Bulunmaması Halinde Matrah Neye Göre Artırılacak?

Gelir vergisi ve kurumlar vergisi mükellefleri için zarar beyan edilmiş olması, indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması, hiç beyanname verilmemiş olunması veya mükellefiyetinin bulunmaması gibi durumlarda, ilgililerce yasaya göre belirlenen asgari tutarda matrah artırımı yapılmak zorunluluğu bulunmaktadır.

Yasaya Göre Belirlenen Oranlara Göre Artırılan Matrah Asgari Artırılacak Matrahın Altında Kalması Durumunda Nasıl İşlem Yapılacak?

Mükelleflerce yasaya göre belirlenen oranlarda artırılan matrah tutarları, asgari artırılacak matrah tutarlarından az olamaz.

Bilanço Esasına Göre Defter Tutanlar İle Serbest Meslek Erbaplarınca Artırılacak Asgari Matrah Tutarları Nedir?

Bilanço esasına göre defter tutanlar ile serbest meslek erbaplarınca artırılacak asgari matrah tutarları aşağıdaki gibidir:

Tablo-23: Bilanço Esası ve SME İçin Asgari Matrah Artırım Tutarları
201647.000,00 – TL
201749.800,00 – TL
201852.900,00 – TL
201956.200,00 – TL
202063.700,00 – TL

İşletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutanlar Tarafından Artırılacak Asgari Matrah Tutarları Nedir?

İşletme esasına göre defter tutanlar tarafından artırılacak asgari matrah tutarları aşağıdaki gibidir:

Tablo-24: İşletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutanlar İçin Asgari Matrah Artırım Tutarları
201631.900,00 – TL
201733.200,00 – TL
201835.250,00 – TL
201937.500,00 – TL
202042.500,00 – TL

Basit Usule Tabi Olanlar Tarafından Artırılacak Asgari Matrah Tutarları Nedir?

Basit usule tabi olarak mükellefiyeti bulunanlar, artıracakları asgari matrah tutarlarını, bilanço esasına göre defter tutanlar tarafından artırılacak asgari matrah tutarının 1/10 nispetinde hesaplanacaklardır. Buna göre basit usule tabi olarak mükelleflerce artırılacak asgari matrahlar aşağıdaki gibidir:

Tablo-25: Basit Usul Mükellefler İçin Asgari Matrah Artırım Tutarları
20164.700,00 – TL
20174.980,00 – TL
20185.290,00 – TL
20195.620,00 – TL
20206.370,00 – TL

Gelirleri Gayrimenkul Sermaye İradı Kazancından İbaret Olanlar Tarafından Artırılacak Asgari Matrah Tutarları Nedir?

Gelirleri gayrimenkul sermaye iradı kazancından ibaret olanlar, artıracakları asgari matrah tutarlarını, bilanço esasına göre defter tutanlar tarafından artırılacak asgari matrah tutarının 1/5 nispetinde hesaplanacaklardır. Buna göre artırılacak asgari matrahlar aşağıdaki gibidir:

Tablo-26: GMSİ Mükellefler İçin Asgari Matrah Artırım Tutarları
20169.400,00 – TL
20179.960,00 – TL
201810.580,00 – TL
201911.240,00 – TL
202012.740,00 – TL

Diğer Gelir Unsurlarından (Ücret MSİ ve DKİ) Kazanç ve İrat Elde Edenlerce Artırılacak Asgari Matrah Tutarları Nedir?

Ticari, zirai ve SMK elde etmeyip, diğer gelir unsurlarından kazanç elde edenler (bu kazanç veya iratların birkaçının elde edilmiş olması hali dâhil), artıracakları asgari matrah tutarlarını, işletme esasına göre defter tutanlar tarafından artırılacak asgari matrah tutarını esas alacaklardır.

Bu şekilde matrah artırımında bulunan mükellefler sayılan gelir unsurları itibarıyla vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmayacaklardır.

Kanunda Belirtilen Oranlarda Artırılan Matrah Asgari Matrahın Altında Kalırsa İşlem Nasıl Uygulanacak?

Mükelleflerin beyanlarında yer alan matrah tutarlarına Kanunda beliritlen oranların uygulanması sonrasında, artırılan matrah tutarı asgari matrahın altında kalması halinde, artırıma esas matrah olarak asgari matrah tutarı dikkate alınacaktır. Aksi taktirde mükellefin beyanı esas alınacaktır.

Beyannamelerde Diğer Gelir Unsurlarının Da Bulunması Halinde Asgari Matrah Nasıl Uygulanacak?

Ticari veya zirai kazancı bilanço esasına veya işletme hesabı esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri ile serbest meslek erbabınınbeyannamelerinde diğer gelir unsurlarının bulunması hâlinde söz konusu mükellefler, durumlarına göre, bilanço veya işletme defteri esasına göre belirlenen asgari matrah artışını uygulaması gerekmektedir.

Bu şekilde matrah artırılması halinde, diğer gelir unsurları nedeniyle de vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmayacaktır.

Beyannamelerinde Basit Usul Kazançları Yanından Diğer Gelir Unsurlarıda Olanlar Asgari Matrah Artışını Neye Göre Yapacak?

Ticari kazancı basit usulde tespit edilmekle birlikte, bu kazancının yanında beyannamelerinde vergiye tabi başka gelir unsurları beyan eden mükelleflerbilanço esasına göre belirlenen asgari matrah tutarının 1/10’u değil İŞLETME HESABI ESASINA göre defter tutan mükellefler için belirlenen asgari matrahları esas alacaklardır. 

Bu şekilde matrah artırımında bulunan mükellefler sayılan gelir unsurları itibarıyla vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmayacaklardır.

Beyannamelerinde GMSİ Yanında Diğer Gelir Unsurlarıda Olanlar Asgari Matrah Artışını Neye Göre Yapacak?

Beyannamelerinda gayrimenkul sermaye iradının yanında ücret, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç ve irat beyan eden gelir vergisi mükellefleri de işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenen asgari matrahları esas alacaklardır. 

Bu şekilde matrah artırımında bulunan mükellefler sayılan gelir unsurları itibarıyla vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmayacaklardır.

Kurumlar Vergisi Mükelleflerince Artırılacak Asgari Matrah Tutarları Nedir?

Kurumlar Vergisi Mükelleflerince artırılacak asgari matrah tutarları aşağıdaki gibidir:

Tablo-26: Kurumlar Vergisi Mükellefleri İçin Asgari Matrah Artırım Tutarları
201694.000,00 – TL
201799.600,00 – TL
2018105.800,00 – TL
2019112.400,00 – TL
2020127.500,00 – TL

Zarar Beyan Etmiş Veya Hiç Beyanname Vermemiş Olan Kurumlar Verdisi Mükellefleri İle Faaliyette Bulunduğu Veya Gelir Elde Ettiği Hâlde Mükellefiyet Tesis Ettirmemiş Olan Kurumların Matrah Artırımı Nasıl Yapılacak?

2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş ve kazanç elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve kazançlarını vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar da dâhil olmak üzere hiç beyanname vermemiş olan mükellefler ile bu yıllara ilişkin olarak verdikleri yıllık kurumlar vergisi beyannamelerinde indirim ve istisnalar nedeniyle matrah beyan etmeyen ya da zarar beyan eden kurumlar vergisi mükellefleri yukarda belirtilen asgari matrah tutarları üzerinden matrah artırımında bulunacaklardır.

Kurumların Devri ve Tam Bölünmesi Halinde Matrah Artırımı Nasıl Yapılacak?

Devirlerde, devrolan kurumun tüm hak ve yükümlülükleri devir alan kuruma intikal ettiğinden, devir suretiyle infisah eden ve ticaret sicilinden silinerek mükellefiyet kayıtları kapatılan kurumlar adına DEVİR ALAN KURUMLAR tarafından devir alınan kurumun ilgili yılları adına matrah artırımında bulunulması mümkündür.

Aynı şekilde, gerçekleştirilen tam bölünme işlemlerinde de bölünen kurumun VARLIKLARINI DEVRALAN KURUMLAR birlikte, bölünen kurum adına matrah artırımında bulunulabilecektir.

Tasfiye İle Ticaret Sicilden Silinen Şirketler Adına Matrah Artırımı Yapılabilir Mi?

Hayır. Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan bir şirket adına, matrah artırımında bulunmak üzere bildirim veya beyanda bulunulması mümkün değildir.

Ancak sorumlulukları gereği, kurumların kanuni temsilcilerinin veya tasfiye memurlarının anılan Kanun kapsamında kendileri tarafından bildirim veya beyanlar ile artırımdan yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. Bu çerçevede, tasfiye öncesi dönemler için, kanuni temsilciler hep birlikte; tasfiye dönemleri için, tasfiye memuru veya birden fazla tasfiye memuru varsa tüm tasfiye memurları birlikte matrah artırımında bulunabilecektir.

Yıl İçinde İşe Başlayanlar veya İş Bırakanlarca Kıst Dönem Faaliyeti Nedeniyle GV ve KV Matrah Artırımı Nasıl Yapılacak?

İşe başlama ve işi bırakma gibi nedenlerle kıst dönemde faaliyette bulunmuş mükellefler hakkında ilgili yıllar için belirlenen asgari matrahlar, faaliyette bulunulan ay sayısı (ay kesirleri tam ay olarak) dikkate alınarak hesaplanacaktır.

Örn; 11 Nisan 2016 tarihinde işe başlayan ve bilanço esasına göre defter tutan bir gelir vergisi mükellefinin 2016 yılı için matrah ve vergi artırımda bulunmak istemesi hâlinde, bu yıl için dikkate alacağı asgari matrah [(47.000/12) x 9=] 35.250 TL’den az olamayacaktır.

Diğer taraftan, kurumlar vergisi mükelleflerinin tasfiyeye girmeleri hâlinde (girilen yıl) kıst dönem hesaplaması yapılmayacaktır. Ancak, tasfiyeleri sonuçlanarak ticaret sicilinden silinen kurumlar vergisi mükelleflerinin nihai tasfiye dönemi ile kurumların devir veya tam bölünme hallerinde kıst dönem hesaplaması yapılacaktır.

GV ve KV Yönüyle Artırılan Matrahlar Üzerinden Hesaplanacak Vergi Nedir?

Gelir ve Kurumlar vergisi mükellefleri, belirlenen oranlarda artırılan matrahlar ile asgari artırılan matrah tutarları üzerinden, %20 oranında vergilendirileceklerdir. Bununla birlikte bu matrah tutarları üzerinden ayrıca herhangi bir vergi alınmayacaktır.

Vergiye Uyumlu Mükellefler İçin İlave İndirim Var Mı?

Evet. Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıla ait;

  • Yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş (pişmanlık hükümlerine göre veya kendiliğinden düzeltme beyannamesi vermesi dahil),
  • Bu vergi türlerinden tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş ve
  • Bu vergi türleri için iş bu Kanunun 2’nci ve 3’üncü madde hükümleri kapsamında yapılandırmadan yararlanmamış,

olmaları şartıyla artırılan matrahları  oranında vergilendirilir.

İstisna, indirim ve mahsuplar nedeniyle bu beyannameler üzerinden ödenmesi gereken verginin bulunmaması hâlinde de bu hüküm uygulanır.

İndirimli Vergi Uygulaması Artırımı Planlanan Tüm Yıllar İçin Mi Uygulanabilecektir?

Hayır. Yukarda sıralanan uyum şartları, her bir artırımı planlanan yıl için ayrı ayrı dikkate alınarak indirimli vergi uygulanabilecektir. Yani 2016 için uyum şartları sağlanmış ancak 2017 için sağlanmamış ise, 2016 için artırılan matrah üzerinden , 2017 yılı için artırılan matrah üzerinden %20 vergi hesaplanacaktır.

Zarar Beyanı Veya İstisna Ve İndirimler Nedeniyle Ortaya Vergi Çıkmamış Ve Zamanında Ödenen Bir Vergi De Bulunmamış İse Yine De İndirimli Vergi Oranından Vaydalanılabilir Mi?

Evet. Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin süresinde vermiş oldukları yıllık beyannamelerde, zarar beyan edilmesi veya ilgili kanunlarda yer alan istisna uygulaması, indirim ve mahsuplar nedeniyle ödenecek vergi çıkmamış olması durumunda da bu mükelleflerce artırılan matrahlara vergi oranı uygulanmak suretiyle ödenecek vergi hesaplanacaktır.

Artırılan Yıllara İlişkin Beyannamelerde Gösterilen Zararların Durumu Ne Olacak?

Diğer af ve matrah artırım yasalarında olduğu gibi bu yasaya göre de, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların %50’si, 2021 ve izleyen yıllar kârlarından mahsubuna izin verilmeyecek.

Söz konusu zararların ilgili yılların mali bilançolarına göre doğmuş olması veya indirim ve istisna uygulamalarından kaynaklanmış olması durumu değiştirmemektedir. Dolayısıyla, devreden tutarının sadece %50’si, 2021 yılı ve müteakip dönemlerde Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanununun ilgili maddelerinde yer alan esaslar çerçevesinde mahsup edilebilecektir.

Matrah artırılan yıllara dair zararların 2021 1. Geçici Beyanında mahsup edilmiş olması halinde düzeltme yapılacak mı?

Hayır. Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin 2021 yılına ilişkin olarak vermiş oldukları geçici vergi beyannamelerinde, matrah artırımında bulundukları yıllara ait geçmiş yıl zararlarının mahsup edilmiş olması hâlinde, söz konusu mükelleflerin 2021 yılı geçici vergi beyannamelerini DÜZELTMELERİNE GEREK BULUNMAMAKTADIR.

Yayım Tarihinden Önce Kesinleşen Tarhiyatların Durumu Ne Olacak?

Matrah artırımında bulunulan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlarilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınarak matrah artırımı yapılacaktır. Dolayısıyla asgari matrah tutarından az olmamak üzere, beyan edilen matrahlar ile kesinleşen tarhiyatların bağlıolduğu matrahlar birlikte dikkate alınarak matrah artırımı yapılacak.

Artırılan Matrahlar Nedeniyle Geçici Vergi Hesaplanır Mı?

Hayır. Mükelleflerce artırılan matrahlar nedeniyle yine mükellefler adına geçici vergi hesaplanmaz ve tahsil olunmaz.

Ölüm Ve Gaiplik Halinde Matrah Artırımını Kimler Nasıl Yapacak?

Matrah artırımı talebinde bulunulan yıllarla ilgili olarak gelir vergisi mükelleflerinin ölümü veya gaipliği hâlinde, bu mükelleflerin varisleri, muris adına matrah artırımında bulunabilirler. Bu takdirde, tüm mirasçıların birlikte matrah artırımında bulunması gerekeceği tabiidir.

Ancak şahsi ticari işletmenin faaliyetinin mirasçılar tarafından sürdürülmesi hâlinde, bu faaliyeti devam ettiren mirasçı veya mirasçıların matrah artırımında bulunması yeterli olacaktır.

YYİO İşleri 2021 Yılında Bitenler GV Ve KV Matrah Artırımında Yararlanır Mı?

Hayır. Her bir inşaat itibarıyla işin bittiği yıl esas alınacarak artırımdan faydalanılabileceği için, Önceki yıllarda başlayan, ancak 2021 yılında bitmiş yıllara sari inşaat ve onarım işleri için gelir vergisi mükelleflerinin Mart 2022, kurumlar vergisi mükelleflerinin Nisan 2022 ve müteakip yıllarda beyanda bulunması gerektiğinden 7326 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanma imkanı bulunmamaktadır.

Gelir Stopaj ve Kurum Stopaj Vergilerinin Arıtım Usulü Nasıl Uygulanacak?

Gelir stopaj ve kurum stopaj vergilerinin artırımı, Gelir Vergisi Kanunun 94. maddesi, Kurumlar Vergisi Kanunun 15 ve 30. maddelerinde yer alan ve üzerlerinden stopaj yapılması istenen ödeme türleri itibariyle yapılacaktır.

Kanunun 5. Maddesi ve yukarda belirtilen kanun maddelerine göre, üzerlerinden vergi artırımı hesaplanacak ödeme türleri aşağıdaki gibidir:

  • Hizmet erbabı ücret ödemeleri,
  • Serbest meslek erbabına yapılan ödemeler,
  • Yıllara yaygın inşaat ve onarım işleri için hesaplanan hakediş bedelleri,
  • Mal Ve Hakların Kiralanmasına dair yapılan ödemeler,
  • Çiftçilerden Alınan Zirai Mahsul nedeniyle yapılan ödemeler,
  • Esnaf Muaflığından Yararlananlardan yapılan alımlara dair ödemeler.

Hizmet Erbabına Yapılan Ücret Ödemelerine İlişkin Vergi Artırım Oranları Nelerdir?

Mükelleflerce her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde yer alan ücret ödemelerine ilişkin GAYRİSAFİ TUTARLARIN YILLIK TOPLAMI üzerinden en az aşağıdaki oranlarda artırmaları gerekmektedir.

Tablo-27: Ücret Ödemelerinde GV ve KV Stopaj Vergisi Artırım Oranları
20166%
20175%
20184%
20193%
20202%

Hizmet Erbabına Yapılan Ücret Ödemelerine İlişkin Yıl İçinde En Az Bir Muhtasar Beyanname Verilmesi Halinde Vergi Artırımı Nasıl Hesaplanacak?

Hizmet erbabına yapılan ödemelere ilişkin olarak, yıl içinde en az bir (1) muhtasar beyanname verilmişse, beyan edilmiş ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutar ortalaması alınmak suretiyle bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık ücretler üzerinden gelir (stopaj) vergisi matrahı bulunur ve bu tutar üzerinden yukarıdaki oranlarda gelir stopaj vergisi hesaplanır.

Bir yıla iblağ uygulaması için muhakkak, yıl için en az bir (1) muhtasar beyanname verilmiş ve bu beyan içinde de ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutar gösterilmiş olması gerekmektedir.

Bir (1) Yıla İblağ İşlemi Nasıl Hesaplanacak?

Örneğin, ilgili yılda üç adet muhtasar beyanname verilmiş ve beyannamelerde ücret ödemelerine ilişkin toplam 120.000,00-TL gayrisafi tutar beyan edilmiş olsun. Bu taktirde beyan edilen toplam 120.000,00-TL gayrisafi tutarın ortalaması bulunarak (120.000,00 / 3= 40.000,00-TL) bir yıla iblağ edilecektir. Yani ortalama gayrisafi tutar olan 40.000,00-TL 12 rakamı ile çarpılarak 480.000,00-TL yıllık gayrisafi tutar elde edilecek ve bu rakam üzerinden de ilgili yıllar için belirlenen oranlar çarpılarak artırılacak vergi tutarı hesaplanacaktır.

Hiç Beyanname Verilmemesi Halinde Vergi Artırımı Nasıl Hesaplanacak?

Mükelleflerce ücret ödemelerine ilişkin hiç beyan verilmemiş olması halinde ise aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama işçi sayısı dikkate alınarak hesaplama yapılacaktır.

Artırım Yapılması Planlanan Yılda Aylık Prim Ve Hizmet Belgesi Verilmesi Halinde Vergi Artırımı Nasıl Hesaplanacak?

Eğer vergi artımı yapılması planlanan yılda aylık prim ve hizmet belgesi verilmiş olursa, verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama işçi sayısı kadar işçi çalıştırıldığı kabul edilmek ve ilgili yılın son vergilendirme döneminde geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı ile çarpılmak suretiye 1 vergilendirme dönemine esas gelir (stopaj) vergisi matrahı hesaplanacakbu tutarda 12 ile çarpılıp bir yıla iblağ edilerek vergi artırımına esas olacak yıllık ücretler üzerinden hesaplanan gelir (stopaj) vergisi matrahı bulunacaktır.

Bu tutar üzerinden de yukarıdaki oranlarda gelir stopaj vergisi hesaplanır.

Artırım Yapılması Planlanan Yılda Aylık Prim Ve Hizmet Belgesi Verilmemiş Olması Halinde Vergi Artırımı Nasıl Hesaplanacak?

İlgili yılda aylık prim ve hizmet belgelerinin hiç verilmemiş olması hâlinde, 09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihine kadar verilmiş olmak şartıyla izleyen vergilendirme dönemlerinde verilen ilk aylık prim ve hizmet belgesindeki işçi sayısı kadar işçi çalıştırıldığı kabul edilmek ve ilgili yılın son vergilendirme döneminde geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı ile çarpılmak suretiye 1 vergilendirme dönemine esas gelir (stopaj) vergisi matrahı hesaplanacakbu tutarda 12 ile çarpılıp bir yıla iblağ edilerek vergi artırımına esas olacak yıllık ücretler üzerinden hesaplanan gelir (stopaj) vergisi matrahı bulunacaktır.

Bu tutar üzerinden de yukarıdaki oranlarda gelir stopaj vergisi hesaplanır.

Burada dikkat edilmesi gereken, ilerleyen dönemlerdeki ortalama işçi sayısının dikkate alınmayacağı, sadece artırım yapılması planlanan yılı izleyen ilk vergilendirme dönemindeki aylık prim ve hizmet belgesin esas alınması gerektiğidir.

Kanunun Yayım tarihine Kadar Hiç Aylık Prim Ve Hizmet Belgesi Verilmemiş Olması Halinde Vergi Artırımı Nasıl Hesaplanacak?

09 Haziran 2021 (Kanunun yayımı) tarihine kadar aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması hâlinde en az iki işçi çalıştırıldığı kabul edilmek ve ilgili yılın son vergilendirme döneminde geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı ile çarpılmak suretiye 1 vergilendirme dönemine esas gelir (stopaj) vergisi matrahı hesaplanacakbu tutarda 12 ile çarpılıp bir yıla iblağ edilerek vergi artırımına esas olacak yıllık ücretler üzerinden hesaplanan gelir (stopaj) vergisi matrahı bulunacaktır.

Bu tutar üzerinden de yukarıdaki oranlarda gelir stopaj vergisi hesaplanır.

Serbest Meslek Erbabına Yapılan Ödemelere İlişkin Vergi Artırım Oranları Nelerdir?

Mükelleflerce her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde yer alan ve serbest meslek erbaplarına yapılan ödemelerine ilişkin GAYRİSAFİ TUTARLARIN YILLIK TOPLAMI üzerinden (ilgili yıl içinde verilen muhtasar beyannamelerde beyan edilen tutarlar bir yıla iblağ edilmeksizin) en az aşağıdaki oranlarda artırmaları gerekmektedir.

Tablo-28: SM Erbabına Yapılan Ödemelerde GV ve KV Stopaj Vergisi Artırım Oranları
20166%
20175%
20184%
20193%
20202%

Serbest Meslek Erbabına Yapılan Ödemelere İlişkin İlgili Yılda Hiç Beyan Verilmemiş veya Ödeme Türünün Beyannamede Gösterilememiş Olması Halinde Vergi Artırımı Nasıl Hesaplanacak?

Serbest meslek erbabına yapılan ödemelere ilişkin ilgili yılda hiç beyan verilmemiş veya ödeme türünün beyannamede gösterilememiş olması halinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarının %50’si esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden oranında vergi hesaplanıp ödenecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, bulunan gelir stopaj vergisi matrahı üzerinden belirlenen oranlarda değil, sabit () oranında vergi hesaplanacağıdır.

Mal ve hak Kiralamalarına İlişki Yapılan Ödemelere Dair Vergi Artırım Oranları Nelerdir?

Mükelleflerce her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde yer alan ve mal ve hak kiralamalarına yapılan ödemelerine ilişkin GAYRİSAFİ TUTARLARIN YILLIK TOPLAMI üzerinden (ilgili yıl içinde verilen muhtasar beyannamelerde beyan edilen tutarlar bir yıla iblağ edilmeksizin) en az aşağıdaki oranlarda artırmaları gerekmektedir.

Tablo-29: Mal ve Hak Kiralamalarına Yapılan Ödemelerde GV ve KV Stopaj Vergisi Artırım Oranları
20166%
20175%
20184%
20193%
20202%

Mal ve hak Kiralamalarına İlişki Yapılan Ödemelere Dair İlgili Yılda Hiç Beyan Verilmemiş veya Ödeme Türünün Beyannamede Gösterilememiş Olması Halinde Vergi Artırımı Nasıl Hesaplanacak?

Mal ve hak kiralamalarına ilişki yapılan ödemelere dair ilgili yılda hiç beyan verilmemiş veya ödeme türünün beyannamede gösterilememiş olması halinde, ilgili yıllar için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi mükellefleri için belirlenen asgari gelir vergisi matrah tutarı (Bilanço Esasına göre belirlenen asgari matrah tutarının 1/5’i) üzerinden oranında vergi hesaplanıp ödenecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, bulunan gelir stopaj vergisi matrahı üzerinden belirlenen oranlarda değil, sabit () oranında vergi hesaplanacağıdır.

Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hakediş Ödemelerine Dair Vergi Artırım Oranları Nelerdir?

Mükelleflerce her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde yer alan ve yıllara yaygın inşaat ve onarım hakediş ödemelerine ilişkin GAYRİSAFİ TUTARLARIN YILLIK TOPLAMI üzerinden (ilgili yıl içinde verilen muhtasar beyannamelerde beyan edilen tutarlar bir yıla iblağ edilmeksizin) en az aşağıdaki oranlarda artırmaları gerekmektedir.

Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hakediş Ödemelerine Dair İlgili Yılda Hiç Beyan Verilmemiş veya Ödeme Türünün Beyannamede Gösterilememiş Olması Halinde Vergi Artırımı Nasıl Hesaplanacak?

Yıllara yaygın inşaat ve onarım hakediş ödemelerine dair ilgili yılda hiç beyan verilmemiş veya ödeme türünün beyannamede gösterilememiş olması halinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı (0’ü) esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %3 oranında vergi hesaplanıp ödenecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, bulunan gelir stopaj vergisi matrahı üzerinden belirlenen oranlarda değil, sabit (%3) oranında vergi hesaplanacağıdır.

Çiftçilerden Alınan Zirai Mahsul ve Esnaf Muaflığından Yararlananlara Yapılan Ödemelere Dair Vergi Artırım Oranları Nelerdir?

Mükelleflerce her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde yer alan ve çiftçilerden alınan zirai mahsul ve esnaf muaflığından yararlananlara yapılan ödemelere ilişkin GAYRİSAFİ TUTARLARIN YILLIK TOPLAMI üzerinden (ilgili yıl içinde verilen muhtasar beyannamelerde beyan edilen tutarlar bir yıla iblağ edilmeksizinHER YIL İÇİN GEÇERLİ OLAN TEVKİFAT ORANININ %25’İ ORANINDA VERGİ HESAPLANACAKTIR. Örneğin, borsaya kote olmamış hayvansal ürünlerin satın alınmasında genel stopaj oranı %4 olup, bu oranının %25 yani %1 vergi hesaplanması gerekecektir.

Çiftçilerden Alınan Zirai Mahsul Ödemelerine Dair İlgili Yılda Hiç Beyan Verilmemiş veya Ödeme Türünün Beyannamede Gösterilememiş Olması Halinde Vergi Artırımı Nasıl Hesaplanacak?

Çiftçilerden alınan zirai mahsul ödemelerine dair ilgili yılda hiç beyan verilmemiş veya ödeme türünün beyannamede gösterilememiş olması halinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı (0’ü) esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %2 oranında vergi hesaplanıp ödenecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, bulunan gelir stopaj vergisi matrahı üzerinden belirlenen oranlarda değil, sabit (%2) oranında vergi hesaplanacağıdır.

Esnaf Muaflığından Yararlananlara Yapılan Ödemelere Dair İlgili Yılda Hiç Beyan Verilmemiş veya Ödeme Türünün Beyannamede Gösterilememiş Olması Halinde Vergi Artırımı Nasıl Hesaplanacak?

Esnaf muaflığından yararlananlara yapılan ödemelere dair ilgili yılda hiç beyan verilmemiş veya ödeme türünün beyannamede gösterilememiş olması halinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı (0’ü) esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %5 oranında vergi hesaplanıp ödenecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, bulunan gelir stopaj vergisi matrahı üzerinden belirlenen oranlarda değil, sabit (%) oranında vergi hesaplanacağıdır.

Gelir-Kurum Stopaj Vergi Arıtımından Faydalanabilmek İçin Ayrıca Gelir ve Kurumlar Vergisinden Matrah Artırmak Gerekli Midir?

Hayır. Mükelleflerce, stopaj vergilerine ilişkin “incelenmeme” hakkının satın alınabilmesi için, ayrıca gelir ve kurumlar vergisi yönünden matrah artırmalarına gerek bulunmamaktadır.

Ancak, sadece stopaj vergileri yönünden vergi artırımı yapılması, mükelleflerin gelir ve kurumlar vergisi yönünden incelenmemelerine engel teşkil etmeyecektir.

Yıl İçinde İşe Başlayanlar veya İş Bırakanlarca GV ve KV Stopaj Vergi Artırımı Nasıl Yapılacak?

Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi artırımında bulunmak isteyenlerin, yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları hâlinde faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için (ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınmak suretiyle) genel esaslar çerçevesinde artırımda bulunacaklardır.

Yayım Tarihinden Önce Kesinleşen Tarhiyatların Durumu Ne Olacak?

Vergi artırımında bulunulan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlarilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınarak vergi artırımı yapılacaktır.

Artırıma Esas Alınan Ücret ve Matrahlar Gider ve Maliyet Olarak Dikkate Alınabilir Mi?

Hayır. Bu madde hükümlerine göre artırıma esas ücret tutarı ile matrahlar, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

Artırılan Vergi Tutarlarına İstisna ve İndirim Uygulanabilir Mi?

Hayır. Bu madde hükümlerine göre artırımdan yararlanılarak hesaplanan gelir vergisine herhangi bir istisna ve indirim uygulanmaz.

Katma Değer Vergisinin Arıtım Usulü Nasıl Uygulanacak?

Katma değer vergisi mükellefleri, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) HESAPLANAN KATMA DEĞER VERGİSİNİN YILLIK TOPLAMI üzerinden kanunda belirtilen oranlardan az olmamak hesapladıkları vergiyi vergi artırımı olarak 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil)  beyan ederler.

Hesaplanan KDV Tutarları Üzerinden En Az Hangi Oranlarda Vergi Artırılacaktır?

Artırıma ilişkin yılda verilmesi gereken 1, 3 veya 4 No.lu KDV beyannamelerinin tamamını vermiş olan mükelleflerce  (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) HESAPLANAN KATMA DEĞER VERGİSİNİN YILLIK TOPLAMI üzerinden hesaplanacak KDV oranları aşağıdaki gibidir:

Tablo-32: KDV Artırım Oranları
20163%
20173%
20182,5%
20192%
20202%

Hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler de vergi artırımı taleplerini %1,5 oranını değil bu oranları esas alarak yapabileceklerdir.

Üzerinden Vergi Hesaplanacak Olan Hesaplanan KDV Tutarından Mahsup Edilebilecek Unsurlar Nelerdir?

Katma değer vergisi mükelleflerince her bir dönemde verdikleri beyannamelerdeki hesaplanan KDV toplamı üzerinden, KDVK’nın 11/1-c ve Geçici 17. Maddelerine istinaden tecil edilen vergiler düşebileceklerdir.

Bu şekilde hesaplama yapılabilmesi için, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında teslim edilen malların süresi içinde ihracının gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir. Aynı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimleri bulunanlarda ise bu şart aranmayacaktır. 

Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilen 2 No.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesi Artırıma Dahil Mi?

Hayır. 2 No.lu KDV beyannameleri için 7326 sayılı Kanunun vergi artırımı hükmünden yararlanılması mümkün değildir. 

Kısmi Tevkifat Nedeniyle Satıcıdan Tevkif Edilerek Kendisine Ödenmeyen KDV’nin Durumu Ne Olacak?

Satıcıların yapacakları KDV artırımları ile ilgili “Yıllık Hesaplanan KDV” tutarının belirlenmesinde, alıcı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilen KDV dikkate alınmadan, kendileri tarafından beyan edilen kısım hesaplamaya dâhil edilecektir.

Aylık Vergilendirmeye Tabi KDV Mükelleflerinin En Az Üç (3) Dönem Beyanname Vermiş Olması Halinde Artırım Nasıl Hesaplanacak?

Bir aylık vergilendirme dönemine tabi olan katma değer vergisi mükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen yıl içindeki vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi beyannamelerinden, en az üç döneme ait beyannamenin verilmiş olması hâlinde, bu yıla ait dönemlerden verilmiş olan beyannamelerdeki hesaplanan katma değer vergisi tutarlarının ortalaması bir yıla iblağ edilerekartırıma esas yıllık hesaplanan katma değer vergisi tutarı bulunur ve bu tutar üzerinden yukardaki oranlarda artırım tutarı hesaplanır.

Bu kapsamdaki mükelleflerin, KDV artırım imkânından yararlanmaları için ilgili yıla ilişkin olarak gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunma zorunluluğu BULUNMAMAKTADIR.

Aylık Vergilendirmeye Tabi KDV Mükelleflerince Hiç Beyanname Verilmemesi veya Bir ya da İki Döneme İlişkin Beyan Verilmesi Halinde Artırım Nasıl Hesaplanacak?

Bir aylık vergilendirme dönemine tabi olan katma değer vergisi mükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen yıl içindeki vergilendirme dönemlerinde hiç beyanname verilmemesi veya bir veya iki dönem beyan verilmesi (üçten az) halinde, bu mükelleflerin GV VE KV YÖNÜNDEN MATRAH ARTIRIMINDA BULUNULMASI ŞARTIYLAartırılan GV veya KV matrahı üzerinden oranından KDV artırarak yararlanabileceklerdir.

Hiç Beyanname Verilmeyen veya Bir ya da İki Döneme İlişkin Beyan Veren Mükelleflerin GV ve KV Yönünden Matrah Artırımı Zorunlu Mu?

Evet. Kanun koyucu artırılması planlanan KDV tutarının hesaplanacağı matrahı yine artırılması zorunlu GV veya KV matrahına bağlamıştır.

Dolayısıyla hiç beyanname vermeyen veya bir veya iki dönem beyan veren (üçten az) mükelleflerin KDV artırımından yararlanması için ayrıca GV veya KV yönünden de matrah artırmaları daha sonra artırılan matrah üzerinden vergi hesaplamaları gerekmektedir.

Bu Durumda Olan Adi Ortaklık ve Şahıs Şirketleri Nasıl İşlem Yapacaklar?

KDV yönünden ayrı şirket olarak görülen adi ortaklık, kollektif ve adi komandit ortaklıklarınca, hiç beyanname verilmemesi veya bir veya iki dönem beyan verilmesi (üçten az) halinde,  KDV yönünden artırımda bulunulabilmesi için, gelir ve kurumlar vergisi yönünden her bir ortağın ayrı ayrı vergilendirilmesi nedeniyle ortakların tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları şarttır.

En Az 3 Beyan Verilip İlgili Yılda İşlemlerin Tamamen İstisna Olması veya Tecil-Terkin Uygulaması Kapsamındaki Teslimlerden Oluşması Vb. Nedenlerle Bütün Dönemlerde Hesaplanan KDV Çıkmaması veya Hesaplanan KDV Beyanları Sadece Tecil-Terkin Uygulaması Kapsamındaki Teslimlere İlişkin Olması Halinde Artırım Nasıl Hesaplanacak?

İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması, tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması veya diğer nedenlerle takvim yılının BÜTÜN DÖNEMLERİNDE hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu hükümlerden yararlanılır.

Yukarda dikkat edilmesi gereken husus, bu gibi durumlarda olanların bütün dönemlerde hesaplanan KDV beyan etmemeleridir. Yani tüm beyannameleri verip içinde de en az bir dönem Hesaplanan KDV çıkması halinde yukardaki hükümler uygulanmayacaktır.

Bütün Beyannameler Verilip İlgili Yılda İşlemlerin Bir Kısmı İstisna Olması veya Tecil-Terkin Uygulaması Kapsamındaki Teslimlerden Oluşması Vb. Ancak Bununla Birlikte İlgili Yılda Vergiye Tabi İşlemleri Olup Bu Nedenle Belli Dönemlerde Hesaplanan KDV’si Çıkanlarca Artırım Nasıl Hesaplanacak?

İlgili takvim yılı içinde işlemlerin bir kısmının vergiye tabi işlemlerden oluşması ve bir kısım işlerinin de istisna kapsamındaki teslim ve hizmetlerden ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması veya diğer nedenlerle takvim yılının belli bazı dönemlerinde hesaplanan KDV bulunup, bazı dönemlerinde de bulunmaması halinde;

  • Öncelikle bu mükellefler GV ve KV yönünden matrah artırmaları zorunludur.
  • Artırılan bu matrah üzerinden hesaplanan KDV tutarı ile
  • Beyannamelerinde beyan edilen Hesaplanan KDV toplamı üzerinden (%3,%3,%2,5,%2,%2) oranlara göre hesaplanacak KDV tutarı KARŞILAŞTIRILACAKTIR.
  • Hesaplamaya göre en yüksek tutar dikkate alınarak artırım yapılacaktır.

Bu kapsama giren mükelleflerce, gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde vergi artırım hükmünden yararlanılamayacaktır.

Yıl İçinde Tüm Beyannamelerini Verip Bazı Beyanlarda Hesaplanan KDV’si Çıkmayan Mükelleflerce Artırım Nasıl Hesaplanacak?

İlgili takvim yılı içinde tüm beyannamelerin verilip, takvim yılının belli bazı dönemlerinde hesaplanan KDV bulunup, bazı dönemlerinde de bulunmaması halinde;

Öncelikle bu mükellefler GV ve KV yönünden matrah artırmaları zorunludur.

  • Artırılan bu matrah üzerinden hesaplanan KDV tutarı ile
  • Beyannamelerinde beyan edilen Hesaplanan KDV toplamı üzerinden (%3,%3,%2,5,%2,%2) oranlara göre hesaplanacak KDV tutarı KARŞILAŞTIRILACAKTIR.
  • Hesaplamaya göre en yüksek tutar dikkate alınarak artırım yapılacaktır.

Bu kapsama giren mükelleflerce, gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde vergi artırım hükmünden yararlanılamayacaktır.

Üç (3) Aylık Vergilendirmeye Tabi KDV Mükelleflerinin En Az Bir (1) Dönem Beyanname Vermiş Olması Halinde Artırım Nasıl Hesaplanacak?

Üç aylık vergilendirme dönemine tabi olan katma değer vergisi mükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen yıl içindeki vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi beyannamelerinden, en az bir döneme ait beyannamenin verilmiş olması hâlinde, bu yıla ait dönemlerden verilmiş olan beyannamelerdeki hesaplanan katma değer vergisi tutarlarının ortalaması bir yıla iblağ edilerekartırıma esas yıllık hesaplanan katma değer vergisi tutarı bulunur ve bu tutar üzerinden (%3,%3,%2,5,%2,%2)  oranlarda artırım tutarı hesaplanır.

Üç (3) Aylık Vergilendirmeye Tabi KDV Mükelleflerince Hiç Beyanname Vermemiş Olması Halinde Artırım Nasıl Hesaplanacak?

Üç aylık vergilendirme dönemine tabi olan katma değer vergisi mükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen yıl içindeki vergilendirme dönemlerinde hiç beyanname verilmemesi halinde, bu mükelleflerin GV VE KV YÖNÜNDEN MATRAH ARTIRIMINDA BULUNULMASI ŞARTIYLAartırılan GV veya KV matrahı üzerinden oranından KDV artırarak yararlanabileceklerdir.

Yıl İçinde İşe Başlayanlar veya İş Bırakanlarca KDV Vergi Artırımı Nasıl Yapılacak?

Katma değer vergisi mükelleflerinin, artırıma esas alınan ilgili yılın vergilendirme dönemlerinin tamamı için artırımda bulunmaları zorunludur. Şu kadar ki, mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları hâlindefaaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için kıst dönem itibarıyla hesaplama ve artırım yapılacaktır. 

Yayım Tarihinden Önce Kesinleşen Tarhiyatların Durumu Ne Olacak?

Vergi artırımında bulunulan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak ikmalen, re’sen ve idarece yapılıp 09 Haziran 2021 (Kanunun yayım) tarihinden önce kesinleşen tarhiyatlar ve vergiler (katma değer vergisi tarhiyatında “hesaplanan katma değer vergisi”), matrah ve vergi artırımına esas ilgili dönem beyanına ilave edilecek, bir başka ifade ile matrah ve vergi artırımı, kesinleşen tarhiyatlar da dikkate alınarak yapılacaktır.

İŞLETME KAYITLARININ DÜZELTİLMESİ

Kanunun 6. Maddesinde ise işletme kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Bu maddede aşağıdaki üç konuda düzenleme yapılmaktadır.

1- İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar,

2- Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar,

3- Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar ile bunlarla ilgili diğer işlemler.

Böylelikle bu madde ile mükelleflere, işletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda olmayan veya kayıtlarda var olup işletmede mevcut olmayan emtia, makine ve teçhizat ve demirbaşlara yönelik kayıtların düzeltilme imkanı getirilmektedir. Ayrıca kayıtlarında yer alan fiktif tutarlarında düzeltilebilmesi mevzubahistir.

Hangi Mükellefler kayıtlarını Düzeltme İmkanına Sahiptirler?

Tüm gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (serbest meslek erbabı, ferdi ticari işletmeler, adi ortaklıklar, kollektif şirketler, adi komandit şirketler ile sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıkları dâhil) işletme kayıtlarını düzeltme hakkına sahiptirler.

İşletmede Fiilen Mevcut Olup Kayıtlarda Olmayan Hangi Kıymetler Hakkında Düzeltme Yapılabilecektir?

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), işletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlara ilişkin düzeltme yapabileceklerdir.

Emtia; alım satım işletmelerinde satışa hazır malları, imalatçı işletmelerde ise hammadde, malzeme, yarı mamul ve mamul malları ifade etmektedir.

Ayrıca inşaat işletmelerinin varsa inşa edilen ve emtia niteliğindeki taşınmazları (daire, dükkan vb.) ile üretimde kullandıkları demir, çimento, tuğla gibi ilk madde ve malzemelerini veya yarı mamullerini de bildirmeleri mümkündür.

Teslimleri KDV’den Müstesna Olan Kıymetlerle İlgili Bu Maddeden Faydalanılabilir Mi?

Teslimleri KDV’den müstesna olan emtia (basılı kitap ve süreli yayınlar hariç), makine, teçhizat ve demirbaşlarla ilgili olarak bu uygulamadan yararlanılması mümkün değildir.

Kıymetler Hangi Bedeller Üzerinden Kayıtlara İntikal Ettirilecektir?

İşletmede fiilen mevcut olup kayıtlarda yer alamayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar, RAYİÇ BEDELLER (değerleme günü itibarıyla normal alım satım bedeli) üzerinden aktife alınacaklardır.

Rayiç Bedelleri Kim Belirleyecek?

Emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlara ilişkin rayiç bedeller;

  • Mükelleflerce kendileri veya
  • Bağlı oldukları meslek kuruluşunca,

Tespit edilebilecektir.

Başvurular Nereye, Hangi Tarihe Kadar ve Hangi Belgeler İle Yapılacaktır?

Başvurular 31 Ağustos 2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yapılacak olup, beyanname ekinde bir envanter listesi ile katma değer vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine (İnteraktif Vergi Dairesi) bildireceklerdir.

Ekinde envanter listesi olmayan beyannameler kabul edilmeyecektir.

Beyan Edilen Kıymetlerin Ba Formu İle Bildirimi Zorunlu Mu?

Evet. beyan edilen kıymetler rayiç bedelleriyleBa formu vermek zorunda olan mükellefler tarafından söz konusu form ile bildirilmek zorundadır.

Söz konusu bildirim işlemi, Ba formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Satıcılar (7326 sayılı Kanun Madde 6/1)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (3333 333 333) yazılmak suretiyle yapılacaktır.

Bildirim Yapılan ATİK’ler için Amortisman Hesaplanabilecek Mi?

Hayır. Bildirim yapılarak aktife alınan makine, teçhizat ve demirbaşlara herhangi bir surette amortisman ayrılmayacaktır. Muhasebe standarları gereğince hesaplanan amortisman tutarları ise mali karın tespitinde K.K.E.G. olarak takip edilmesi gerekmektedir.

Aktife Alınan Kıymetler İçin Pasif Tarafta Herhangi Bir Kayıt yapılacak Mı?

Evet. Bilanço esasına göre defter tutanlarca Bildirim yapılarak aktife alınan kıymetlerin karşılığında, pasifte kaydettikleri emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel karşılık hesabı açarlar.

Ayrılan Karşılıklar Ortaklara Dağıtılabilir Mi Eklenmesi Halinde Vergilendirilir Mi?

Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde sermayenin unsuru sayılır ve vergilendirilmez.

Ancak ATİK’ler için böyle bir düzenleme bulunmamaktadır. Kanaatimizce ayrılan karşılıklar ortaklara dağıtılamayacaktır.

ATİK’ler İçin Ayrılan Karşılıklar Aktifi Düzenleyici Hesap Konumunda Mıdır?

Evet. Makine, teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilir ve ayrılan karşılık birikmiş amortisman addolunur. Dolayısıyla ATİK’lerin elden çıkarılması veya zayi olması halinde bu hesaplar ters kayıt ile kapatılarak yok edilir.

İşletme Esasına Göre Defter Tutanlarca Kayıtlar Nasıl Yapılacak?

İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydederler.

ATİK’leri ise defterlerinin ayrı sayfalarında veya amortisman defterinde yahut listelerinde göstereceklerdir.

Kayıtlara Dahil Edilen Bu Kıymetler İçin Vergi Hesaplanacak Mı?

Evet. Söz konusu kıymetler için beyan edilen RAYİÇ BEDEL üzerinden, makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı (Örn. orana tabi emtia için Rayiç Bedel x %9=Hs KDV) esas alınarak katma değer vergisi hesaplanır ve ayrı bir beyanname ile elektronik ortamda sorumlu sıfatıyla verilecektir.

Hesaplanacak Vergiler Hangi Tarihe Kadar Ödenecek Taksit İmkanı Var Mı?

Hesaplanan KDV tutarları, beyanname verme süresi sonuna kadar yani 31 Ağustos 2021 tarihine kadar ödenecektir. Ayrıca bu maddeyle ilgili herhangi bir TAKSİT İMKANI BULUNMAMAKTADIR.

ATİK’ler İçin Ödenen Vergi Hesaplanan KDV’nden İndirilebilir Mi?

Hayır. Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi, hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez.

İndirilemeyen bu vergi doğal olarak iade konusu edilemez.

Ancak bu tutar, verginin ödendiği yılın gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının belirlenmesinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

Emtialar İçin Ödenen Vergi Hesaplanan KDV’nden İndirilebilir Mi?

Evet. Emtia üzerinden ödenen vergi genel esaslara göre indirilir.

Emtialar İçin Ödenen Vergi İade Konusu Edilebilir Mi?

Evet. Genel esaslara göre indirilebilen bu vergiler, iade hakkı tanınan işlemlerde kullanılması durumunda, beyan edilerek ödenen ve indirim hesaplarına alınan söz konusu verginin yüklenilen verginin hesabında dikkate alınması ve dolayısıyla iade konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

Bildirilen Kıymetler Nedeniyle Daha Sonra KDVK’nun 9. Maddesine Göre Belgesi Olmayan Mal Adledilerek Tarhiyat Önerilebilir Mi?

Hayır. Bildirilen bu kıymetler nedeniyle, daha sonra belgesiz mal bulundurulduğu gerekçesiyle emsal bedelleri üzerinden tarhiyat önerilemez.

Bildirilen Kıymetler Daha Sonra Satılması Halinde Nasıl İşlem Yapılır?

Söz konusu kıymetlerin, daha sonra elden çıkarılması halinde satış bedeli, beyan edilen rayiç bedelden düşük olamayacaktır.

Gerçek satış bedelinin kayda alınan rayiç bedelden düşük olması hâlinde, kazancın tespitinde kayıtlı bedel dikkate alınacaktır.

Bildirime Konu Özellik Arz Eden Emtialar Var Mı?

Evet. Yasa kapsamında işletme kayırlarının düzeltilmesine ilişkin, basılı kitap ve süreli yayınlar ve ÖTV’ye tabi mallar hakkında özel düzenleme bulunmaktadır.

Basılı Kitap ve Süreli Yayınlar Hakkındaki Özel Düzenlemeler Neleri İçeriyor?

Mükellefler işletmelerinde bulunduğu halde kayıtlarında yer almayan basılı kitap ve süreli yayınları;

Kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek,

Rayiç bedel üzerinden %4 oranında katma değer vergisi hesaplayarak,

31 Ağustos 2021 tarihine kadar beyan edip aynı sürede ödemek durumundadırlar.

Basılı Kitap Ve Süreli Yayınlar İçin Ödenen %4 Vergi İndirim Ve İade Konusu Edilebilir Mi?

Ödenen %4 vergi hesaplanan katma değer vergisinden İNDİRİLEBİLİR, ancak teslimi istisnaya tabi olan bu malar nedeniyle ödenen vergi İADEYE KONU EDİLEMEZ.

ÖTV’ye Tabi Mallar Hangi Tarihe Kadar Bildirilecektir?

Özel tüketim vergisi konusuna giren (I, II, III ve IV sayılı listedeki tüm mallar) malları 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil)  bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildiren ve alış belgelerini ibraz edemeyen mükellefler yararlanabileceklerdir.

ÖTV’ye Tabi Mallar Hangi Bedel Üzerinden Bildirilecektir?

Bu mallar beyan tarihindeki miktarı ve EMSAL BEDELİ üzerinden bildirilecektir. Dolayısıyla rayiç bedel ile bildirim geçerli olmayacaktır. Bu şekilde beyan edilen ÖTV’nin KDV matrahına ayrıca dâhil edilmesi söz konusu değildir.

ÖTV’ye Tabi Mallar Hangi Oran ve Tutarda Vergilendirilecektir?

Bu mallar beyan tarihindeki miktarı ve EMSAL BEDELİ üzerinden, yine beyan tarihinde geçerli olan özel tüketim vergisi tutarında vergilendirilecektir.

ÖTV’ye Tabi Mallara Ait Vergi Ne Zaman Ödenecektir?

Hesaplanan ÖTV tutarları beyanname verme süresi içinde yani 31 Ağustos 2021 (bu tarih dahil) kadar ayrı bir beyanname ile beyan ederek aynı süre içinde ödenecektir.

Bildirilen ÖTV’ye Tabi Mallar Nedeniyle Daha Sonra ÖTVK’nun 4. Maddesine Göre Belgesi Olmayan Mal Adledilerek Tarhiyat Önerilebilir Mi?

Hayır. Bildirilen bu kıymetler nedeniyle, daha sonra belgesiz mal bulundurulduğu gerekçesiyle emsal bedelleri üzerinden tarhiyat önerilemez.

Hangi Mükellefler Kayıtlarını Düzeltme İmkanına Sahiptirler?

Tüm gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (ferdi işletmeler, adi ortaklıklar, kollektif şirketler, adi komandit şirketler ile sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıkları dâhil) işletme kayıtlarını düzeltme hakkına sahiptirler.

Kayıtlarda Mevcut Olup İşletmede Fiilen Mevcut Olmayan Hangi Kıymetler Hakkında Düzeltme Yapılabilecektir?

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), kayıtlarında mevcut olduğu hâlde işletmelerinde fiilen yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlara ilişkin düzeltme yapabileceklerdir.

Kıymetler Hangi Bedel Üzerinden Kayıtlardan Çıkarılabilecektir?

Kayıtlarında mevcut olduğu hâlde işletmelerinde fiilen yer almayan;

Emtia için, AYNI NEV’İDEN EMTİALARA İLİŞKİN cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen GAYRİSAFİ KÂR ORANI üzerinden,

Makine, teçhizat ve demirbaşlar için ise, kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek RAYİÇ BEDELLER (alım satım gününde gerçek bedeli) üzerinden,

fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini (kıymetlere ilişkin BKK/CB Kararlarına göre belirlenen vergileri oranında) yerine getirmek suretiyle kayıtlarından çıkarabileceklerdir.

Söz Konusu Kıymetler İçin Belge Düzeni Nasıl Olacak?

Madde kapsamında düzenlenecek faturalarda alıcıya ilişkin bilgiler yerine, “Muhtelif Alıcılar (7326 sayılı Kanunun 6/2 maddesi çerçevesinde düzenlenmiştir)” ibaresi yazılacaktır.

Beyan Edilen Kıymetlerin BS Formu İle Bildirimi Zorunlu Mu?

Evet. Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar nedeniyle düzenlenen faturalar, Bs formu vermek zorunda olan mükelleflerce, Bs formu ile bildirilmek zorundadır.

Söz konusu bildirim işlemi, Bs formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Alıcılar (7326 sayılı Kanun Madde 6/2)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (4444 444 444) yazılmak suretiyle yapılacaktır.

Kıymetler Beyannamede Nasıl Gösterilecek?

Hesaplanan KDV ilgili dönem 1 No.lu KDV Beyannamesinin “Matrah” kulakçığının, “7326 Sayılı Kanunun (6/2-a) Maddesi Kapsamındaki Bildirim” tablosuna kayıt yapılarak beyan edilecektir.

Emtialar İçin Gayrisafi Kâr Oranının Cari Yıl Kayıtlarına Göre Tespit Edilememesi Halinde Ne Yapılacak?

Emtialar için gayrisafi kâr oranının cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınır.

Kayıtlarda Mevcut Olup İşletmede Fiilen Mevcut Olmayan Kıymetler İçin Son Başvuru Tarihi Ne Zamandır?

Mükellefler, kayıtlarında yer aldığı hâlde işletmelerinde mevcut olmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını, en son 31 Ağustos 2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) faturası düzenlenip beyan ederek yararlanabileceklerdir.

Hesaplanan Vergiler Hangi Tarihlerde Ödenecek Ve Taksitle Ödeme İmkanı Var Mı?

Emtialar için gayrisafi kâr oranı, ATİK’ler için rayiç bedel üzerinden hesaplanan ve ödenmesi gereken katma değer vergisi;

Peşin veya ilk taksiti beyanname verme süresi içinde31 Ağustos 2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil),

İzleyen taksitler 31 Ağustos 2021 tarihini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenir.

Dikkat edileceği üzere, işletmede fiilin var olup kayıtlarda görünmeyen kıymetler için ödenecek vergilere taksit imkanı getirilmezken; kayıtlarda var olup işletmede filen olmayan kıymetler için bu imkan üç (3) eşit taksit olmak üzere getirilmiştir.

Söz Konusu Kıymetlerin Beyanı Ve Vergilerin Ödenmesi Sonrasında Geçmişe Yönelik Ceza Ve Tarhiyat Yapılabilir Mi?

Hayır. Kayıtlarda var olup işletmede filen olmayan kıymetler için beyan ve ödemeden sonra, geçmişe yönelik vergi cezası ve gecikme faizi uygulanmaz. 

İşletme Kayıtlarında Var Olup Fiilen İşletmede Bulunmayan Kasa Ve Ortaklardan Alacaklar Gibi Kayıtların Düzeltilebilmesi Hakkı Hangi Mükelleflere Verilmiştir?

Yasa hükümlerine göre, kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar ile ilgili düzeltme yapma izni bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerine tanınmıştır.

Düzeltme Kapsamına Hangi Hesaplar ve İşlemler Alınmıştır?

Düzeltme kapsamına, kayıtlarda mevcut olup işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları (100-Kasa Hs.) ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar (131-Ortaklardan Alacaklar veya ortaklardan alınan borçların takip edildiği 136-Diğer Çeşitli Alacaklar Hs.) alınmıştır.

İşletmenin Ortaklara Borcunun da Bulunması Halinde Nasıl İşlem yapılacak?

[Net Tutar= (131 + 231) – (331 + 431)]

İşletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarının belirlenmesinde, başka hesaplarda takip edilen tutarlar da dikkate alınarak tek düzen hesap planında yer alan “131. Ortaklardan Alacaklar” ve “231. Ortaklardan Alacaklar” toplamından “331. Ortaklara Borçlar” ve “431. Ortaklara Borçlar” toplamının çıkarılması sonucunda kalan net tutar esas alınacaktır.

Kasa ve Ortaklardan Alacaklar Hesabında Görünen Fiktif Tutarlar İçin Düzeltmeye Esas Alınacak Tarih Nedir?

Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerince, 31/12/2020 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görünen ancak işletmede var olmayan kasa ve ortaklardan alacaklar hesabı dikkate alınarak düzeltme yapılacaktır.

31 Aralık 2020 Tarihi Bilanço Tutarları İle Bildirim Tarihindeki Tutarların Farklı Olması Halinde Nasıl İşlem Yapılır?

Mükelleflerin, 31 Aralık 2020 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görünen KASA ve ORTAKLARDAN ALACAKLAR Tutarı ile bildirim tarihinde KASA ve ORTAKLARDAN ALACAKLAR tutarı kıyasla        ması sonucu;

31.12.20 Tutarı < Bildirim Tarihi Tutarı = En fazla 31.12’deki Tut.

31.12.20 Tutarı > Bildirim Tarihi Tutarı = En fazla Bild. Tar. Tut.

Esas alınarak, düzeltme yapılabilecektir.

Düzeltme Amacıyla Hangi Tarihe Kadar Nereye Başvurulmalıdır?

Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları, 31 Ağustos 2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilirler.

Düzeltilen Bu Tutarlar Üzerinden Hesaplanacak Olan Vergi Nedir ve Ne Zamana Kadar Ödenir?

Kurumlar vergisi mükelleflerince, kasa ve ortaklardan alacaklara ilişkin bildirerek düzeltmek istedikleri tutarlar üzerinden, %3 oranında hesapladıkları vergiyi, 31 Ağustos 2021 tarihine kadar beyan edip ödemek zorundadırlar.

Bu Kapsamda Hesaplanan Vergi Gider Ve Maliyet Unsuru Olabilir Mi Veya Herhangi Bir Vergiden Mahsup Edilebilir Mi?

Hayır. Bu kapsamda ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmez; beyan edilen tutarlar ve ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez. 

Söz Konusu Fiktif Tutarların Beyanı Ve Vergilerin Ödenmesi Sonrasında Geçmişe Yönelik Ceza Ve Tarhiyat Yapılabilir Mi?

Hayır. Söz konusu fiktif tutarlar için beyan ve ödemeden sonra, geçmişe yönelik vergi cezası ve gecikme faizi uygulanmaz.

Söz Konusu Hesaplarda Yapılan Düzeltme Sonrası 2021 Yılı Geçici Vergi Dönemlerinde Nasıl İşlem Yapılmalı?

Kurumlar vergisi mükelleflerinin bu beyanları nedeniyle 2021 yılı geçici vergi beyannamelerinde düzeltme gerektiği takdirde, düzeltme işlemleri 31 Ağustos 2021 tarihine yani beyanname verme süresi sonuna kadar yapılır ve düzeltme işlemleri nedeniyle herhangi bir ceza veya faiz aranmaz.

GAYRİMENKULLER VE ATİKLER İÇİN YENİDEN DEĞERLEME

Kanunun 11. maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun geçici 31 inci maddesine altıncı fıkrasından sonra gelmek üzere yeni bir fıkra eklenerek, işletmenin aktifinde yer alan, ve uzun süredir enflasyonist arınmadan uzak kalarak kayıtlı değeri, cari değerinden düşük olan gayrimenkul ve ATİK’ler için yeniden değerleme imkanı getirilmiştir.

Bu madde hükümleri ile yeniden canlandırılan değerleme hükümlerine ilişkin soru ve cevaplar aşağıdaki gibidir:

Bu Düzenleme Ne Getirmektedir?

Bu düzenleme ile birlikte, mükelleflerin aktiflerine kayıtlı bulunan taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini (sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmaz ve iktisadi kıymetler hariç) yeniden değerleme imkanı getirilmektedir.

Bu Düzenlemeden Hangi Mükellefler Faydalanabilir?

Bu düzenlemeden tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİ yararlanabilecektir.

Bu Düzenlemeden Kimler Faydalanamaz?

Bu düzenlemeden, dar mükellefiyet esasında vergilendirilen mükellefler işletme hesabı (zirai işletme hesabı dâhil) esasına göre defter tutan mükellefler serbest meslek kazanç defteri tutan serbest meslek erbabı mükellefler finans ve bankacılık sektöründe faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları, münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler ile kendilerine kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler faydalanamazlar.

Bu Düzenlemeden Faydalanmak Üzere Ne Zamana Kadar Başvuru Yapılması Gerekmektedir?

Bu düzenlemeden faydalanmak üzere 31/12/2021 tarihine kadar yeniden değerleme yaparak vergi dairesine başvurulması gerekmektedir.

Değerleme İşlemi Nasıl Yapılacak?

Yeniden değerlemede, taşınmazların ve ATİK’ler ile bunlara ait amortismanların, bu Kanunda yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilen ve 09 Haziran 2021 tarihi itibarıyla yasal defter kayıtlarında yer alan değerleri dikkate alınır.

Amortismana tabi taşınmazlar ve ATİK’ler için amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda yeniden değerlemeye esas alınacak tutar bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenir.

Taşınmazlar ve ATİK’lerin 09 Haziran 2021 tarihinde tespit edilen değerleri ile amortismanları, yeniden değerleme oranı ile çarpılması suretiyle yeniden değerleme sonrası değerleri bulunur.

Değer Artışı Nedir?

Değer artışı, taşınmazlar ve ATİK’lerin yeniden değerleme sonrası ve yeniden değerleme öncesi NET BİLANÇO AKTİF DEĞERLERİ ARASINDAKİ FARKTIR. Net bilanço aktif değeri, taşınmazlar ve ATİK’lerin bilançonun aktifinde yazılı değerlerinden, pasifte yazılı amortismanların tenzili suretiyle bulunan değeri ifade eder.

Ortaya Çıkan Değer Artışı Nedeniyle Pasifte Bir Artma Meydana Gelecek Mi?

Yeniden değerleme neticesinde taşınmazlar ve ATİK’lerin değerinde meydana gelecek değer artışı, yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazlar ve ATİK’lerin her birine isabet eden değer artışları ayrıntılı olarak gösterilecek şekilde, bilançonun pasifinde ÖZEL BİR FON hesabında gösterilir.

Yeniden Değerlemede Ödenmesi Gereken Vergi Oranı Nedir Hangi Bedel Üzerinden Hesaplanır Ödeme Ne Zaman Yapılır?

Yeniden değerleme sonrası pasifte özel bir fon hesabında gösterilen DEĞER ARTIŞI TUTARI ÜZERİNDEN %2 ORANINDA HESAPLANAN VERGİyeniden değerleme işleminin yapıldığı tarihi izleyen ayın sonuna kadar bir beyanname ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyan edilir ve ilk taksiti beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitler beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere ÜÇ EŞİT TAKSİTTE ödenir.

Özel Fonda Tutulan Bu Değerler İşletmeden Çekilebilir Mi?

Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarının, SERMAYEYE İLAVE EDİLME DIŞINDA herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur. Ayrıca bu tutarlar üzerinden kar dağıtımına bağlı olarak stopaj aranır.

Yeniden Değerlenen Taşınmazlar Ve ATİK’ler Üzerinden Amortisman Ayrılmaya Devam Edilebilir Mi?

Evet. Mükellefler yeniden değerleme sonrasında bulunan değerler üzerinden amortismana tabi tutmaya devam ederler.

Yeniden Değerlenen Taşınmazlar Ve ATİK’ler Elden Çıkarılması Halinde Nasıl Kazanç Belirlenir?

Yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazlar ve ATİK’lerin elden çıkarılması halinde, pasifte özel bir fon hesabında gösterilen DEĞER ARTIŞLARI, KAZANCIN TESPİTİNDE DİKKATE ALINMAZ.

Dolayısıyla değerleme öncesine nazaran pek yüksek miktarda çıkabilecek vergilendirilebilir kazanç tutarı, değerleme sonrasında daha düşük çıkacaktır.

By admin